• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 18 °C
  • Berlin 24 °C

Allah bu ateşe su döke

Doğu Ergil

Başlıktaki deyiş size ilk görüşte ne ifade ediyor? İnsanların çaresiz kaldıkları ve doğan zararı önleyemedikleri bir duruma Allah’ın müdahale edip sonlandırması isteğini değil mi? Oldukça kaderci bir bakış açısı. Söylendiği yer Diyarbakır; konu “…. sorunu”.

Nedir sorun? Aslında tam da adını koyamadığımız, o nedenle çözüm üretmekte zorlandığımız kangrenleşmiş bir durum. Sırasıyla resmi dilde eşkıyalık, anarşi, tedhiş/terörizm, asayiş/güvenlik, bölücülük, barış ve kardeşlik, milli birlik, Güneydoğu, çözüm ve en yaygın biçimiyle Kürt sorunu olarak geçmişDikkat edilirse her tanım birbirinden oldukça farklı. Dolayısıyla sorunun doğasını anlamak, bileşenlerini tespit etmek, nedenlerine inmek, bir tanı koymak ve çözüm üretmek için doğru tanımı yapmak lazım.

Şimdi soruyorum; bu sahiden yapıldı mı? Son on yıl içinde bile tanım birkaç kez değiştirildi ve sonunda “Böyle bir şey yoktur” dendi. Bu gün olmayan sorun kan akıtıyor, can alıyor. Demek ki hâlâ sağlıklı bir tanımdan uzağız, dolayısıyla çözüm üretmekte zorlanıyoruz.

Ancak yöntemde bir süreklilik var. Hâlâ üzerine oturunca acıtan bir çivi gibi gördüğümüz soruna, çekiçle gidiyoruz. Ama vurdukça küçülür gibi görünen çivi daha derine iniyor, daha da çıkartılmayacak hale geliyor. İşte Cizre’den haber veren bir kaynak, uzun cenaze kuyruklarının görüntüsü eşliğinde şu mesajı göndermiş: “Sivil kayıp yok dediklerinizin cenaze töreni. Kürdistan çocuklarını uğurluyor…”

İfadeye dikkat: “Kürdistan”. Bu kadar uzun süren kanlı sorun, en sonunda duygusal ve zihni bölünmeyi coğrafyaya da yansıtmış. Korkmamız gereken bu. Söz konusu ayrışmayı nasıl engelleyeceğiz diye düşünmek yerine, Kürdistan’ın coğrafi-siyasi bir gerçeklik olmasını önlemeyi sadece askeri ve polisiye bir önlem olarak gördük. Sonuçta duygusal ve zihinsel ayrışma daha da derinleşti.

Gazeteyi basarak çözüm üretilmiyor

Bu yoruma pek çok kişi kızacaktır. Ama söylediklerim uzak bir olasılık değil zaten olmuş şeyler, sadece adını koyuyorum. Bağırıp çağırarak, işyeri yakıp, otobüs taşlayarak, bilineni yazan gazeteyi basarak çözüm üretilmiyor. Çözebilecek olanlar arasında ikilik çıkıyor, yaratıcı zihinsel enerjiyi de tüketiyor.

Yazının başlığını aldığım Güneydoğu izlenimleri Ayşe Karabat’a ait. 12 Eylül günü Al Jazeera web sitesinde yayınlandı. Karabat’ın bir sonraki yazımda devam edecek olan gözlemleri şöyle:

· Halk, 'HDP'ye kırgın, AKP'ye kızgın'.

· Bölge, Dağlıca saldırısından sonra eskiye nazaran çok daha karamsar. Ne olacağı tartışma konusu.

· PKK terörü ve onlara karşılık veren güvenlik güçlerinin eylemleri insanların gündelik yaşam özgürlüğünü kısıtlıyor. Can korkusu bir yana yollar, elektrikler, sular kesiliyor.

· Günlük dil askeri kavramlarla dolu: Savaş, ateşkes, çatışma vs. Olayların tırmanacağından korkuluyor.

· Çatışan tarafların birbirine el ense çekip güçlerini sınadıkları, hareketlerinin sınırını yokladıkları yorumu yapılıyor. Bu durum netleştikten sonra nihai darbeyi vurmak için daha kanlı eylemlerin olabileceği ve çatışmaların daha geniş bir alana yayılabileceğinden endişe ediliyor. Bu noktaya gelindiğinde PKK’nın diğer ülkelerdeki militanlarını da sahaya süreceği ve hedeflerini çeşitlendireceği konuşuluyor.

· Tabii devletin eli de armut toplamayacak. Baskıyı artırırken istemese de Hizbullah gibi PKK karşıtı yerel silahlı kadroları devreye sokabileceği dillendiriliyor.

· Şu anda "Savaşın dozunu PKK ayarlıyor" ama bu yeni aktörler ve devletin hamleleri ile değişebilir. Kaldı ki PKK içinde de farklı bakış açıları var. Özellikle tek taraflı özerklik ilanına halktan istenen oranda olumlu yanıt alınamaması örgütü de yeni arayışlara yöneltiyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89