• BIST 89.809
  • Altın 145,306
  • Dolar 3,6167
  • Euro 3,9083
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 2 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 7 °C

AKP’ye Kızılcahamam kampı şart

Emre Uslu

Dikkat edin seçimden sonra bütün tartışmaların kaynağında AKP var. Oysa geçen dokuz yıllık süre toplamında AKP ve yaptığı icraatlar bu kadar tartışmanın merkezinde olmamıştı. Bu nedenle sondan söyleyeceğimi baştan söyleyeyim. Bu ülkenin başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AKP’ye ekmek kadar su kadar ihtiyacı var. Başbakan Erdoğan’ın niyetinin çok iyi olduğunu da biliyorum. Geleceğin Türkiye’sinde Erdoğan damgasının olduğunu da biliyorum.

Ancak AKP bana göre güç zehirlenmesi yaşıyor. Bu güç zehirlenmesinin en belirgin örneğini AKP medyasında görüyoruz. Bizden başka akıllı yok havasına girmiş hepsi. Bir şey söyleseniz kendilerine saldırı olarak okuyorlar. Bu öyle bir noktaya geldi ki, “AKP’nin oyları geçen ay yüzde 54’ten yüzde 51’e geriliyor, dikkat, mayıs ayına kadar bu düşüş sürerse yüzde 50’nin altına düşer” yorumunu bile hakaret olarak algılayan insanlar var. Sanki yüzde 50 AKP için kutsal eşik olmuş ve AKP oyları yüzde 50’nin altına düşerse yıkılacak gibi bir algı. Bunun adı güç zehirlenmesidir.

AKP’li değilim. AKP’li olsan bu işten çok endişe duyardım. Zira eksi düzenin tepetaklak olmasına neden olan şey güç zehirlenmesiydi. Hatırlayın en güçlü oldukları zaman, 28 Şubat’ta “muhtar bile olamaz” manşetleri atıyorlar, “28 Şubat bin yıl sürecek” diye efeleniyorlardı. Onlar da bunun bir güç zehirlenmesi olduğunun farkında değillerdi. Üç yıl sonra AKP geldi ve 28 Şubat fiilen bitti.

Şimdi benzer şeyi AKP çevreleri söylüyor. Erdoğan 2014’te de 2019’da da seçilecek. AKP bin yıl yaşayacak havalarında AKP’liler. Doğrusu geçen dokuz yıldaki performansını gösterirse AKP bin yıl yaşasın. Ben bundan ancak memnun olurum. Ancak geçen dokuz ayda gösterdiği performansla AKP zor yaşar bin yıl. Benden söylemesi. Bu nedenle de AKP’nin bence bir an önce her türlü eleştirinin açık olduğu bir Kızılcahamam toplantısı yapması ve kendi kendine nereye gidiyoruz diye sorması gerekiyor.

AKP’liler ve AKP yöneticileri bu yazıya, “sen de kim oluyorsun bize akıl veriyorsun”, “AKP’nin senin aklına ihtiyacı yok, yüzde 50 bize destek veriyor”, “işin gücün yok mu AKP ile uğraşıyorsun” türünden tepkiler verdiyseniz Kızılcahamam kampının tam zamanıdır. Yok, eğer haklı buluyorsanız bu yazdıklarımı, zaten zamanı gelmiştir. Eğer bu yazdıklarım karşısında bizde kusur yok “sen abartıyorsun, bir yerlerin adamısın bize zarar vermek için bunları yazıyorsun, her durumda haklı çıkmak için bunları kurguluyorsun” diye bana kızıyorsanız, tepki veriyorsanız, bence en yakın dostunuza söyleyin sizi dürtüp, bu korkunç mutluluk rüyasından uyandırsın. Bu rüya ile yaşayan insanlar Kızılcahamam’a da gitse uyanamaz.

Bir vücut geliştirme şampiyonunun kendi vücuduna hayran bakışlarıyla her gün aynanın karşısına geçip, vücudundaki kasları narsisist egosuyla ruhunu şişirmesi sağlıklı bir psikoloji değildir çünkü. Bu ruh haline bürünmüş insanlar vücutlarındaki ilk pörsümeleri gösteren aynada kusur ararlar öncelikle. Aynalara söverler önce.

Peki, AKP’de ne oluyor?

Tayyip Bey’in etrafında bir grup oluşmuş durumda.
Eğer Erdoğan bunları bizzat yönetip yönlendirmiyorsa bu grup topluma fitne yayıyor. Kendimden örnek vereyim. Emre Uslu AKP’den bireyler istedi alamayınca bunun için saldırıyor diye fitne yayıyorlar. Allah şahit ki ben AKP’den bir kalem dahi istemedim. Ben AKP’yi seçimler öncesi bu ülke için bir umut olarak gördüm destekledim. Halen de görüyorum. Ancak son dokuz ay içindeki performansından ciddi huzursuzum.

Tayyip Bey’in ve AKP’nin çevresindeki grup, gazetecilere Bülent Arınç, Fethullah Gülen’e posta koydu havasına bilgiler pompalıyor.
Gazetelere yansıdığı için yazıyorum. Bu bilgileri bizzat AKP’nin yüksek yerlerinde çok etkili adamlar pompalıyor. Üstelik yeni de değil, üç ay önce duydum ben bunu. Oysa Yalçın Akdoğan çıkıp Cemaat’le sorun yok yazıları döktürüyor. Sizce bu neyin fitnesi?

Bakın yeni anayasa yapacağız diyen AKP’nin genel başkanı Erdoğan en son “yeni anayasa” sözünü ne zaman kullandı? 28 ekimde. AKP’de Erdoğan’ın istediği her şeyin olduğunu bilen birisi için beş aydır “yeni anayasa” kelimesini ağzına almaması yeterince alarm verici değil mi? Eğer yeni anayasa yapmayacaksanız ne yapacaksınız? Onu söyleyin bize, yeter.

Bir de Erdoğan’a ve AKP kadrolarına felaket derecede İsrail/Cemaat paranoyası aşılanıyor. Bu paranoya yabancımız değil. En son ulusalcılarda vardı. Birileri AKP ve ulusalcılar arasında yeni bir tür aşılama yapmak için bu paranoyayı AKP tabanına aşılıyor. Böylece kendi kökü kurumuş Ergenekon’u AKP ağacına aşılayıp orada yetiştirecekler. Hurma ağacında zakkum yetiştirmeye çalışıyorlar. Bunun için de AKP tabanı hazırlanıyor.

Bir de yüzde 50 oy zehirlenmesi var. AKP’liler arasında “yüzde 50 oy aldık, bizi eleştirmeyin, bize biat edin” duygusu gelişmiş durumda. Oysa biat edin dedikleri insanlar, örneğin ben, zaten o yüzde 50’nin içindeyim. Yani benim oyumla beni dövmeye kalkıyorlar. Bu sağlıklı bir ruh hali değil. Yazacak çok şey var. Her şeye rağmen Erdoğan benim umudum. İçine çekildiği fitne köpükleriyle dolu küvetten başını kaldırırsa görecek ne olduğunu...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89