• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 3 °C
  • Diyarbakır 3 °C
  • Ankara -6 °C
  • İzmir 3 °C
  • Berlin -1 °C

AKP için tek çıkış yolu demokratikleşme olacaktır

Muzaffer Ayata

Türkiye üç bakan çocuğunun da içinde bulunduğu yolsuzluk operasyonuyla sarsıldı. Tüm medya bu olayla oturup kalkıyor. Ancak aynı medya ondan birkaç gün önce Yüksekova’da polis kurşunuyla katledilen üç Kürt genci için sıradanlaştırıcı ve görmedim ya da ölenler kötüydü, haketmişlerdi haberleri yaptı. Bu medyayla Türkiye’de kamuoyunun doğru aydınlatılması ve demokrasinin köklü yerleşmesi oldukça zor.

Medyanın yandaş kanadı ve ittifakları Fethullahçılar şimdi birbirine girdiler. Ayrı havalardan çalıyorlar. Olayları kamuoyuna objektif yansıtma yerine temsil ettikleri güçlerin çıkarlarına göre yayın yapıyorlar. Medyanın bu çok taraflı ve partizan yanlarını dikkate alarak gelişmeleri izlemek gerekiyor.

Ancak sorun bu defa önemli ve çelişkiler açık, birçok şey su yüzüne çıkıyor. Bu çatışma ve hesaplaşma ne yazık ki, temiz bir toplum ve demokratikleşmiş bir ülke temelinde yürütülmüyor. Aleni bir iktidar paylaşımı ve kavgasıyla karşı karşıyayız. Bu kavga yeni de başlamadı. İlk belirgin şekli Oslo görüşmelerinin basına sızdırılması ve Hakan Fidan’ın tutuklanmaya çalışılmasıydı. Dikkat edilirse Oslo görüşmelerini basına sızdıran kaynak hala aydınlanmış değil. Yetkililer bilse de halka açıklanmadı.

AKP Fethullahçılarla ittifak yaparak iktidarı ele geçirmeye, devlete yerleşmeyi tercih etti. Ancak gelinen aşamada Fethullahçılar iktidardan daha fazla pay istemeye başladılar. Bu da AKP’nin artık kaldıramayacağı bir yük haline geldi. Ayrıca Erdoğan kendisini yeterince güçlü gördüğünden olası yönelimleri ve engelleri aşacağını hesapladı. Gezi olaylarında da görüldüğü gibi Erdoğan iktidar yorgunu olmuştu.

İktidar yorgunluğunun en önemli nedeni muhalif olan tüm güçleri ve sesleri devlet aygıtı eliyle bastırması ve kontrole alma anlayışıydı. Kendisine karşı gelişen her muhalefeti iktidarına karşıtlık olarak gördü ve üstlerine gitti. Bunun için de tüm ipleri ellerinde tutmaya çalıştı. Bu da devlet ve iktidar odaklı bir yönetim anlayışını, bilinen merkezileşmeyi getirdi. Türkiye’nin aşırı merkezileşmeye değil, iktidarın paylaşımına, yerellere daha fazla yetki devrine ihtiyaç vardı.

AKP’nin onayı olmadan kimsenin devlete memur bile olamadığı, onlardan referans almadan kimsenin bir ihale alamadığı herkesçe bilinen bir durumdu. Devlet imkanları, banka kredileri, hazine malları bu kesimlerce aralarında bölüşülüyordu. Bu mülkiyetin ve maddi varlıkların el değiştirmesi veya belli ellerde toplanması açık ve şeffaf biçimlerde mi oluşmuştu? Bu yeni zenginler sınıfı herşeyi çalışarak mı kazanmışlardı. Böyle olmadığını onların yakınları herkesten daha çok biliyorlardı.

Belki çok iddialı bir belirleme olur ama sanırım Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluklarının döndüğü yıllardan geçtik. Hükümetin şaşırmasının ve sıkıntıya girmesinin nedeni yolsuzluklari duyması ve görmesi değildir. Nedeni bir iktidar hesaplaşmasında, kendilerini iktidarda güçlü gördükleri bir zamanda altlarının oyulması ve paralel örgütlenmiş güçlerin onları boşa düşürmesidir. Nasıl olur da, bu operasyonu yapanlar amirlerine, ilgili bakanlara bilgi vermemişler, deniyor. Ama ilgili bakanların kendi çocuklari da bu yolsuzlukların içinde. Hükümet de olayı basından duyduğunu söylüyor ve öfkeleniyor.

Erdoğan bir komployla karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Tabi ki kendisi için tehlike büyük. Seçimler öncesi O’nu itibarsızlaştırma ve zayf düşürme kastı olduğu açık. Bu kesimlere karşı belli bir güç ve enerji harcayacağı da açık. Biraz daha yıpranacak, biraz daha itibar yitirecek. Bu iktidar ve siyaset tarzıyla varacağı yer burasıdır.

Erdoğan Kürt sorunun da daha ciddi adımlar atsaydı, yüzünü halka dönüp demokratik reformları hızlandırsaydı bugün bu sorunlarla karşılaşmazdı. Komploları ve paralel devlet çalışmalarını önlemenin en etkili yolu şeffaflık ve demokratikleşmedir. Devleti küçültüp demokratikleşmeyi artırmazsan karşına çıkan sonuç darbeler, iç iktidar hesaplaşmaları ve komplolar olur. Bu iktidar kavgasından demokrasi güçlerini ve halk yığınlarını yanlarında bulma şansları da fazla olmayacaktır.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89