• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 16 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 15 °C

AK Parti'nin Kürt milletvekilleri ne işe yarar?

Gülay Göktürk

Yazıya oturduğumda; Başbakan Erdoğan'ın, partisinin Doğu ve Güneydoğu milletvekilleriyle yaptığı toplantı henüz sonuçlanmamıştı.

Ama önemli değil. Zira benim yazmak istediğim şey, bu toplantıda konuşulanlardan ziyade, böyle bir toplantının yapılmış olmasıyla ilgili. Daha da genişletirsem; AK Parti'nin içinde yer alan Kürt milletvekillerin konumu, misyonu ve temsil gücü ile ilgili.

Türkiye'de merkez sağ partiler öteden beri, Kürt etnik kimliği üzerinden politika yapan partilerden daha fazla sayıda Kürt milletvekiline sahip olduklarını; bu milletvekillerinden birçoğunun bakan, başbakan ve hatta cumhurbaşkanı olduğunu söyleyerek kendilerinin söz konusu marjinal partilerden çok daha fazla temsil kabiliyetine sahip olduklarını iddia ederler.

AK Parti de kurulduğu günden bu yana aynı şeyi söylüyor. Ne var ki, bir partinin Kürt meselesini ya da hadi diyelim ki Kürtler'in sorunlarını ve duyarlılıklarını temsil etmesi için Kürt kökenli vekillere sahip olması yetmiyor. Asıl şuna bakmamız lazım: O milletvekilleri AK Parti'nin Kürt sorununa ilişkin politikalarının oluşturulmasında ne kadar etkili oluyor; bu vekiller Kürt meselesinde parti politikasına ters düştükleri zaman kendi görüşlerini koruyabiliyor ve ifade edebiliyorlar mı; parti içinde bu konuda bir fikir tartışması sürüyor mu; parti yönetimi bu tartışmadan etkileniyor ve eleştirilen politikalarını revize ediyor mu?..

Propaganda ekibi olarak görmek

Doğrusunu isterseniz, ben şimdiye kadar AK Parti içinde işlerin bu şekilde yürüdüğüne dair bir izlenim edinmedim. Son olarak BDP'lilerin dokunulmazlıkları konusunda patlak veren fikir ayrılığı üzerine Başbakan'ın savurduğu "yolları ayırma" resti de bu izlenimimi doğruluyor.

AK Parti Kürt meselesinde elbette çok önemli reformlar yaptı ve hâlâ da yapıyor. Ama bu reformcu çizginin partideki Kürt milletvekillerinin varlığı sayesinde mümkün olduğunu söylemek herhalde doğru olmaz. Hatta, şimdiye kadar ilişkinin tam tersine işlediğini; yani AK Parti'nin Kürtler'de umut yaratan reformcu karakteri dolayısıyla çok sayıda Kürt siyasetçinin ve kanaat önderinin AK Parti'ye yöneldiğini; ancak bu kişilerin seçildikten sonra partinin Kürt politikası üzerinde çok fazla rol oynamadıklarını söylemek daha doğru olur.

Tabii bu durumun, söz konusu milletvekillerinin bölgedeki etkinliğini ve temsil gücünü olumsuz etkilediğini eklemeye gerek bile yok.

Bana kalırsa AK Parti şimdiye kadar Kürt kökenli milletvekillerini, bölgenin nabzını partiye aktaran; Kürt kitlelerin psikolojisini izleyip, taleplerini toplayıp formüle eden ve parti politikaları haline getirilmesinde aktif çalışan unsurlar olarak görmek yerine; onları partinin bölgeye yaptığı hizmetleri ve reformları bölge halkına duyuran ve anlatan "propagandistler" olarak gördü. Nitekim bölge milletvekillerinden beklentisini de hep "Gidin daha çok çalışın, yaptıklarımızı daha iyi anlatın" sözleriyle ortaya koydu.

Tehlike sinyalleri gelmeye başlayınca

Ne var ki, son dönemde bölgeden alınan bazı olumsuz sinyallerin AK Parti yönetimini Kürt milletvekilleriyle ilişkilerinde bir değişikliğe zorladığı görülüyor. Hepimizin haberdar olduğu malum iddiadan söz ediyorum: Dindar Kürtler'de AK Parti'den BDP'ye doğru bir yöneliş yaşandığı iddiasından...

AK Parti yönetimi, bu sinyali oldukça ciddiye almış olacak ki, son grup toplantısından itibaren Kürt kökenli milletvekillerine daha dikkatle kulak vermeye başlamış görünüyor. Dokunulmazlık dosyalarının BDP'lilerle sınırlı tutulmayıp bütün fezlekelerin bir arada değerlendirilmesi kararı, söz konusu toplantıda Kürt kökenli vekillerin yaptıkları uyarıların dikkate alındığının somut bir göstergesi.

Ayrıca, bununla da yetinilmeyip bölge milletvekilleriyle özel bir istişare toplantısının düzenlenmesi de, Erdoğan'ın Kürt vekillerin sadece partinin hizmetlerini bölgeye aktaran aracılar değil; asıl olarak bölgenin istek ve ihtiyaçlarını partiye anlatan politik halkalar olmaları gerektiğini anlamaya başladığını ve bunun için onların değerlendirmelerine daha fazla ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.

Ben bu sürecin hem AK Parti'nin çok sesli bir parti haline gelmesi açısından hem de parti içindeki Kürt milletvekillerinin bölgedeki etkisinin ve temsili karakterinin güçlenmesi açısından -biraz geç kalmış olsa da- olumlu bir değişiklik olarak görüyorum.

Dileyelim de bu olumlu değişim sadece tehlike sinyalleri alındığında başvurulan "acil hal uygulaması" olmayıp devamlılık kazansın ve parti kültürünün bir parçası haline gelsin.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89