• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 1 °C

Ak Parti, CHP, BDP uzlaşması...

Hasan Cemal

Demokrasi ve hukukun üstünlüğü açısından son noktayı koyacak olan ‘yeni anayasa’dır. Bunun gerçekten bir son nokta olabilmesi için de öncelikle Meclis’teki partiler arasında en geniş işbirliği ve uzlaşmanın ürünü olması gerekir yeni anayasanın 
 
Yeni anayasa tartışmaları gündemdeki yerini almaya başladı.
İktidarla ana muhalefet partileri arasında, komisyona verilecek isimle ilgili olarak hazırlık komisyonu mu, yoksa uzlaşma mı tartışması da bu çerçevede yer alan bir ön cilveleşme sayılabilir.
 Ama işin özünde hiç kuşkusuz uzlaşma ya da eski deyişle mutabakat yatıyor.
 Hem Meclis’te hem toplumda yaygın bir uzlaşmaya dayalı olarak kabul görecek bir anayasadır, Türkiye’yi rahatlatacak olan, kalıcı bir ‘istikrar’ın kapısını açacak olan.
 Bu ülkede anayasalar hep askeri darbelerin ürünü oldu. Emir-komuta zinciri altında yapılan anayasalar bugüne kadar demokrasi ve hukukun üstünlüğünü cendere içine tuttu.
 Bu artık değişiyor.
 Asker-sivil ilişkilerinde taşlar, demokrasilerde olması gereken yerlere ağır ağır oturmaya başladı.
Bu konuda, yani demokrasi ve hukuk devleti açısından son noktayı koyacak olan ‘yeni anayasa’dır.
 Bunun gerçekten bir son nokta olabilmesi için öncelikle Meclis’teki partiler arasında en geniş işbirliği ve uzlaşmanın ürünü olması gerekir yeni anayasanın.
 Ve bu işbirliğiyle uzlaşmanın demokrasi tarifinin temel çerçevesine oturması gerekir. Bu temel çerçeveyi oluşturan ilkelerden bazıları şöyle özetlenebilir:
 Devletin herhangi bir resmi ideolojisinin olmaması...
Devletin dinler karşısında tarafsız olması...
Devletin etnik veya kültürel bir kimlikle tanımlanmaması...
Silahlı kuvvetlerin sivil denetiminin sağlanması...
Yerel yönetimlerin, kültürel çeşitliliğin de kendini çok iyi ifade etmesini sağlayacak biçimde güçlendirilmesi ve merkeziyetçiliğin demokrasilerdeki olağan sınırlarına çekilmesi...
 Anayasanın değiştirilemeyecek tek hükmünün “Türkiye devletinin demokratik bir cumhuriyet” olduğu...
‘Kürtçe eğitim’in önünü kapatacak formülasyonlardan kaçınılması...
Ve başlangıç bölümünde:
İnsan onuruna, insan haklarına, halk egemenliğine, hukukun üstünlüğüne, azınlık haklarına saygıya, kültürel farklılıkların tanınması ve bu farklılıklara saygıya, toplumsal barışa, vicdan ve din özgürlüğünün teminatı olarak laikliğe, hukuk önünde eşitliğe ve herkesin kamu hizmetlerine eşit ulaşma hakkına, devletin uluslararası hukuktan doğan taahhütlerine bağlılığına, bütün bunlara mutlaka değinmek... (*)
 Bu temel ilkeler çok önemli.
 Bütün bu temel ilkelerde uzlaşmayı yansıtan bir anayasadır Türkiye’nin ihtiyacı olan, Türkiye’yi siyasal ve toplumsal bakımdan rahatlatacak olan.
 Çünkü ancak bu yolla, özellikle ‘Kürt sorunu’na da dokunan bir bakış açısının damgasını taşıyacak bir anayasayla bu ülkede gerçek barış, demokrasi ve istikrar kapıyı çalabilir.
Ak Parti, CHP ve BDP eğer böyle bir ‘uzlaşma’yı gerçekleştirebilirse, Türkiye’nin önü çok daha fazla açılır.
 Haydi hayırlısı!
 
* Benim de üyeleri arasında bulunduğum TESEV Anayasa Komisyonu’nun, Türkiye’nin Yeni Anayasasına Doğru başlığını taşıyan Nisan 2011 tarihli raporundan.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89