• BIST 108.636
  • Altın 154,634
  • Dolar 3,8315
  • Euro 4,5314
  • İstanbul 14 °C
  • Diyarbakır 7 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 4 °C

Ahmaklık

Ersin Tek

‘‘Bilgili bir ahmak, cahil bir ahmaktan daha çok ahmaktır.’’ (J.B. MOLİÊRE)

Fildişi kulelerinde millete ahkâm kesenler, herkesi değiştireceğini, her şeyin istediği gibi döneceğini, herkesin kendilerine boyun eğeceğini zannedenler yanılıyorlar, gerçek bildikleri gibi değil ve hiçbir şey istedikleri gibi yürümedi bugüne kadar, yürümeyecek…

Kirli niyetleri yüzlerinde belli idi bunların görüyorduk, şimdi sözlerine de yansımış bir durumda. Kral çıplak; dar kafalılıkları ve ahmaklıkları daha net görünüyor bunların. Saklanamazlar, kıvırtamazlar artık.

Fildişi kulenin davasız, kişiliksiz, korkak, dar kafalı, asalak, aptal ve okumuş cahilleridir bunlar. Dağarcıklarında ki tek şey; ötekileştirme, hakaret, ezme, aldatma, asimilasyon, inkâr, yok etme…

Ağızlarında aldatıcı sözler ve kan siyaseti çoğalıyor.

Ahkâm kesiyorlar habire…

Söylediklerinin doğru ve geçmişe dayanarak yaptıkları engin tespitler olduğuna inanıyorlar. Ülke gerçeklerini bildiklerini iddia ediyorlar. Durmadan savaş çığırtkanlığı yapıyorlar. Yazarçizer, gazeteci, akademisyen, uzman, siyasetçi diye sınıflara ayrılıyorlar. Ekran ekran dolaşıp konuşuyorlar. Yazılar diziyorlar.

Aslında kendileri de inanmıyor kendi söylediklerine, kendi yazdıklarına. Fakat bizi buna inandırmak için didinip duruyorlar. Ama nafile.

Bilmiyorlar, ki her sözü söylemenin bir yeri ve zamanı olacağını. Doğru sözü söylemek ve kabul ettirmek için makam mevki sahibi olmanın, güçlü olmanın, mürekkep yalamanın, kravatlı merkep olmanın yeterli olamayacağını, söz doğru olsa bile söyleyen doğru değilse sözün işlev kaybedebileceğini, sözün, söylendiği zamanın, mekânın, toplumun şartları içerisinde farklı algılanabileceğini bilmiyorlar.

Hiçbir şey bilmiyorlar. Öylece saçmalayıp duruyorlar. Doğru düşünemiyorlar. Doğru düşünseydiler, ahmak olmazdılar zaten.

Bunları kendi cehaletlerine, ahmaklıklarına inandırmanın tek yolu, kendi bildiğine bırakmaktır.

Lakin biz böyle yapsak da, bunlar yine rahat durmayacak, yine ahkâm kesecek, saldıracak, değiştirmeye, boyun eğdirmeye çalışacaklar. Böyle yaptılar bugüne kadar ve hâlâ da yapıyorlar. Bu yönde iyi bir potansiyele sahipler çünkü. Başka bir maharetleri yok bunların.

Ahmaklık sadece.

Bu ahmaklara ne söylesek işe yaramayacak.

Aslında; görmek, duymak, anlamak hoşlanmadıkları ve bunları aşan şeyler, biliyoruz. Çünkü bugüne kadar hep bunların aksini gördük onlardan.

Bir umut değişirler diye sevinirken, sevincimiz kursağımızda kaldı, onlar yine kemiklere koştular…

Zavallılar. Akılsızlar. Yanlışa ve aza tamah ediyorlar. Değişemiyorlar bu yüzden. Yürekleri, çapları yetmiyor, yetmiyor.

Başkalarını asla üstlerinde bir yerde görmeye tahammül edemiyorlar. Kibirleri büyük, cehaletleri büyük... Büyükleniyorlar, güçlülük oyunları oynuyorlar, ahkâm kesiyorlar, düşüncelerinin kof ve çürümüş olduğunu kabullenemiyorlar. Dışındakileri basit, sıradan, değiştirilebilir, ezilebilir, yok edilebilir görüyorlar sürekli. Bu yüzden bu kadar konuşuyorlar, saldırıyorlar.

Ama artık onlar da görüyor, hakikat bildikleri gibi değil. İstedikleri gerçekleşmiyor bu yüzden, gerçekleşmeyecek de. Buna rağmen yine aynı yolda yürüyorlar. Ziyandalar.

Birazcık akıllıca ve vicdanlıca geçmişe bakabilseler, yeterdir, görünecektir apaçık hakikati. Böylece tekerrür etmez ahmaklıkları.

Ne yazık ki, böyle yapmıyorlar, yapmak istemiyorlar. Daha çok tekerrür edecek gibi görünüyor bu ahmaklık. Çünkü şu an görünen hakikat; ahmaklığın sonsuzluktan daha sonsuz ve daha gerçek olduğu...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89