• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Diyarbakır 8 °C
  • Ankara -1 °C
  • İzmir 7 °C
  • Berlin 2 °C

Ah ulan Yahya...

Cafer Solgun

12 Eylül cuntasının en “hızlı” yıllarıydı. Sene 1982 ve Metris’teyiz. Sabah akşam dayak yiyoruz, cuntacıların dayattığı kuralları kabul etmiyoruz, direniyoruz. Sabah akşam dayak yiyoruz dediysem, lafın gelişi değil, sabah ve akşam sayımları “olağan” işkence zamanlarıydı. Bir de birbirinden tecrit edilmiş koğuşlar arasında duvardan mors alfabesiyle haberleştiğimiz için, bazen de anlayamadığımız bir nedenle ya da sebepsiz yere “nokta operasyonları” olurdu. “Olağan” ve “olağan dışı” saldırılar esnasında öne çıkan askerler vardı, diğerlerinden daha saldırgan ve daha bir istekli idiler bizi döverken. Bunlardan birinin adı Yahya idi. Ben ona yıllardır “ah ulan Yahya” diyorum gıyabında.

Yahya Şemdinlili bir Kürt’tü.
Doğru düzgün Türkçesi yoktu. Ama diğer askerlerden daha istekli idi mesela İstiklal marşı okumamız için, diğer dayatmalara boyun eğmemiz için... Küfürler savurarak ve hayvani sesler çıkartarak girişirdi bize... İşte bu Yahya bir akşam bizim koğuşun koridor nöbetçisi iken, saflık bu ya, nereden aklıma estiyse “Yahya’yla konuşacağım” dedim. Arkadaşlar “ya ne gerek var” deseler de, “yahu adam Kürt, Şemdinlili, bize böylesine düşmanlık etmesi için bir neden yok, konuşsak yumuşar belki” dedim. Sonuçta mazgalı vurdum, az sonra sert bir şekilde açtı, “Ne var ula?” dedi.

Önce sağında solunda başka asker olup olmadığına bakındım, yoktu kimseler, sonra yapabildiğimce sesimi yumuşatarak, “Bak Yahya” dedim, “biliyorum, Şemdinlilisin, Kürt’sün, ben de Dersimliyim, Kürd’üm. Biz Türk ve Kürt halklarının düşmanı bu faşistlere karşı mücadele ettiğimiz için...” diye söze başladım, ama gerisini getiremedim. “Ula o.ç. sen bana propaganda yapıyor? Hepimiz Tırkız! Görürsün sen!” dedi ve mazgalı yüzüme çarptı... İşe yaramamıştı benim “propaganda” dediği girişimim. Biraz korkmadım değil, ama ne olacaktı ki, her zamanki gibi dayağımızı yiyecektik işte...

Sabahı dar ettim. Sayım vakti geldi. Yahya’nın koğuşa girişini anlatamam. Elindeki copu sıkı sıkıya tutmuş sallayarak ve en önde daldı koğuşa. Burnundan soluyordu. Koğuşun yatakhane bölümünde kol kola girmiştik, 16 kişi, “insanlık onuru işkenceyi yenecek!” Yahya önde, Üsteğmen Yalçın arkasındaydı. Pis pis sırıtıyordu Yalçın. Aklıma gelmemiş değildi, ama “yok canım” demiştim. Yanılmışım. Yahya kendisine “propaganda” yapmaya yeltendiğimi komutanına yetiştirmişti. Komutanı da ne diyecek, “bitir işini” demişti herhâlde. Yahya bağırmaya başladı az sonra, “Cafer Slogan.. nerede Cafer Slogan?”...

Sonuçta arkadaşlarımın içinden söküp aldı beni. İri kıyım, güçlü kuvvetli biriydi. Arkadaşlarım koğuşta dayak yerken Yahya birkaç askerle birlikte beni koridora çıkardı. Koridora çıkarılmak “özel muamele” demekti. Üsteğmen Yalçın’ın “Bu muydu evladım” diye sorduğunu ve Yahya’nın da hançeresini yırtarcasına “Buydu komutanımm!” diye cevap verdiğini duydum... Gerisini varın siz düşünün... Bayıltana kadar dövdüler beni, hızını alamayan Yahya falakaya da yatırdı.. Galiba işkencelere nezaret eden doktor kılıklı subayın müdahalesiyle durdu.

Laf aramızda yıllar sonra Şemdinli dolaylarına yolum düştü. Çok soruşturdum da, köyünü bilmiyordum Yahya’nın, 1982’de İstanbul Metris’te askerlik yapan “ah ulan Yahya”yı bir tanıyana rastlayamadım. Bulsaydım, bu kez farklı koşullarda “propagandaya” kaldığım yerden devam ederdim herhâlde. Hakkârili okurlarımdan ricam olsun, şu Yahya’yı bulalım yahu, lafımı ağzıma tıktıydı yıllar önce, devamını da söyleyeyim ukde kalmasın içimde... Kızmayacağım, söz...

Sözün özü: Resmî ideoloji zihniyeti ve onun korkusunun bozduğu, tanınmaz hâle getirdiği insanlar olmaktan arınmamız, bir herkesin kendi dili, kimliği, inancı ve değerleriyle özgür yaşama, “kendi gibi” olma sorunudur. Ama hiçbir şey de durup dururken olmuyor; “yüzleşme” bunun için mühim bir sorumluluğumuz. Gayret ve cesaret gerektiriyor...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89