• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 15 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • Berlin 13 °C

Adet yerini bulsun diye değil, ciddi bir yeniden yargılama!

Gülay Göktürk

Ortaya dökülen bunca rezaletten sonra insan içine çıkmaya utanması gerekenler, hapisten çıkar çıkmaz yine atıp tutmaya, ahkâm kesmeye hatta siyasi analiz yapmaya başladılar ki, bu küstahlık karşısında isyan etmemek gerçekten çok zor.

İçlerinde çok sayıda mağdur var elbette, onlardan söz etmiyorum. Öyleleri var ki, onların işledikleri suçlar sahte olduğu iddia edilen bütün deliller yok sayılsa da aynen ortada duruyor ve onlar zafer kazanmış komutan edasıyla gövde gösterileri yapıyorlar.

Ama kabahat onlarda değil. Bu tarihi davalara hile hurda karıştırarak onlara bu fırsatı verenlerde!

Bir çuval inciri berbat edenlere lanet olsun

Bakın, 5 Mart 2011 tarihinde darbe davalarının yoldan çıktığına dair işaretlerin çoğalması üzerine ne yazmışım:

“Çok endişeli ve çok öfkeliyim. (…) Bu gözaltılarla, yıllardır sağlıklı ilerlesin diye üzerine titrediğimiz; çökertmek için yürütülen saldırılara kalkan olmaya çalıştığımız; aydınlık bir Türkiye’ye ulaşmak için bel bağladığımız bir davaya böylesine ağır bir darbe indirdiği için öfkeliyim. (…) Bütün bu insanların fedakarlıklarını hiçe indirecek, bir çuval inciri berbat edecek hatalar yapmaya kimin hakkı var?

Yoksa masum hatalar değil mi bunlar? Birileri, bu davayı kendi kişisel hesaplaşmaları için mi kullanmaya çalışıyor? Ya da birileri, ortaya çıkan gerçekleri ‘yeterli’ bulmayıp birtakım eklemeler mi yapıyor?

Biz bu davada gerçeklerin, yalnızca gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyoruz. Zaten gerçeklerin yeteri kadar korkunç, yeteri kadar çarpıcı, yeteri kadar büyük suç olduğunu biliyoruz.”

İşte sonunda korktuğumuz başımıza geldi. Gerçeklerle yalanlar birbirine o kadar karıştı ki, kimse işin içinden çıkamaz hale geldi. Toplum yavaş yavaş davaların arkasından çekildi ve bu noktaya geldik. Bugün darbe teşebbüsünde bulunduklarını gayet iyi bildiğimiz kimi isimler Türkiye’ye “demokrasi” dersi vermeye kalkıyor! Kamuoyunda sanki AYM’den çıkan karar toplu bir beraat kararı imiş; aslında hiç bir şey olmamış, her şey yalan, her şey uydurmaymış; yargılanan bütün o paşalar sütten çıkmış ak kaşık kadar temizmiş gibi bir algı oluşmuş durumda.

Yeniden yargılama hayati önemde

Şimdi son umudumuz yeniden yargılamada… Ama öyle adet yerini bulsun diye değil, gerçek ve ciddi bir yeniden yargılama…

Ben inanıyorum ki, Balyoz Davası’nda şaibeli olan ne kadar delil, ne kadar tanıklık varsa, hepsi bir yana konsa, meşhur Plan Semineri bile güçlü bir iddianame yazmaya yetecek kadar vahim bir suçtur.

Ne var ki, tıpkı bu davalar yoldan çıkarken olduğum gibi yine endişeliyim. Çünkü şu anda topluma hakim olan hava, sağlıklı bir yargılama yapılmasını son derece zorlaştırıyor.

Moda deyimle, toplumun ağırlıklı çoğunluğu bu sanıkların “suçsuzluğunu” satın almış durumda!

Yıllardır süren “hesaplaşma” yorgunluğu, ortaya çıkan sahteciliklerin yarattığı güvensizlik ve “helalleşip beyaz bir sayfa açma isteği” ve elbette Kemalistlerin yürüttüğü etkili propaganda sonucu kitlelerde ortaya çıkan “artık bu defterin kapanması” isteği, dostlar alışverişte görsün kabilinden bir yeniden yargılama yapılması ihtimalini güçlendiriyor.

Bu iklimin, siyasi iradeyi yeniden yargılama davasının arkasında durma noktasında isteksizleştirmesi, siyasi iktidarın da “defteri kapatma” psikolojisine girmesi mümkün.

Eğer şu anda Balyoz’un elebaşlarında az da olsa bir nedamet duygusu, bir özeleştiri çabası görseydik; alınması gereken derslerin gerçekten alındığına inansaydık, bu belki de çok zararlı bir psikoloji olmazdı.

Ama durum tam tersi.

Bu davanın “Kemalist Türk Ordusu’nu tasfiye için girişilmiş bir Amerikan operasyonu” olduğunu söyleyenler; şimdi açık açık bu operasyonun rövanşının yapılacağını savunuyor. Kendi iade-i itibarlarını, eski vesayetçi-darbeci ordunun iade-i itibarı haline getirmeye çalışıyorlar.

Baksanıza; davanın bir numaralı sanığı dışarıdaki ilk gününde, Çözüm Süreci’ne veryansın edip 90’ların mücadele yöntemine dönüşü savunmaya başladı bile!

Bu zihniyetle ve bu kişilerle hesaplaşmanın devam etmesi işte bu yüzden gerekiyor.

Adil ve tarafsız bir yeniden yargılama, bu hesaplaşmanın sadece hukuki boyutudur ama şu andaki en hayati boyutudur.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89