• BIST 83.067
  • Altın 146,627
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır -1 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 5 °C
  • Berlin 1 °C

Adaylar, partiler ve seçimler

Ali Bayramoğlu

Aday listeleri seçim öncesi siyasi partilerin en kritik siyasi virajlarından birisini oluşturur.

Iki anlam taşırlar.

Seçmene bir siyasi partinin son durumda nasıl bir profil taşıdığını, son dönem eğilimleri ve niyetlerini gösterirler. Aday listelerini bir anlamda hitap etmek istedikleri kesimlere verilen dolaylı bir işaret olarak da kabul edebiliriz.

Diğer taraftan her siyasi partinin aday listesi o partinin iç dokusu, bu dokunun son durumu ve aldığı istikamet hakkında bir fikir verir. İç iktidar kavgaları, rekabetler, kişisel ağırlıklar bunlar arasında yer alır,

Dün açıklanan, ancak bu yazının kaleme alındığı saatlerde henüz tam olarak belli olmayan 7 Haziran Genel Seçimleri aday listeleri de bugünden itibaren bu iki anlam çerçevesinde değerlendirilecektir.

Bildiğimiz kadarıyla duruma biraz daha yakından bakalım.

AK Parti listeleri için uzun süredir çeşitli sorular soruluyor.

Erdoğan-Davutoğlu ilişkisinin bu listelere nasıl yansıyacağı, Erdoğan'ın rolü, AK Parti'nin yenilenmesinin hangi kriterlere göre yapılacağı bunlar arasında öne çıkan sorular.

Muhalefetin beklentisinin tersine Erdoğan ve Davutoğlu arasında bu konuda herherhangi bir sorun çıkmadı.

Bunu, ikilinin ortak bakışına, Erdoğan'ın partiyle ilgili vasi konumuna ve özellikle AK Parti'nin iç kurumsal özelliklerine, parti içi aday tespit mekanizmalarının yaptığı hakemliğe bağlamak gerekir.

AK Parti ön seçim yapmamakla, son sözü partinin siyasi merkezine bırakmakla birlikte, aday incemelerini adım adım kuvvetli istişare, görüşme ve eleme mekanizmalarıyla yapan bir siyasi partidir. Bu durum alınan istisnalar dışında kararların şahsileşmesinin ve gerginlik üremesinin önündeki önemli bir engeldir.

Kriterler açısından ise esas 12 yıllık AK Parti iktidarında uzun süredir sabittir: Muhafazakar aidiyet ve sadakat esas olarak alınmakta, liyakat ise bu çerçevede, bunları takip eden oranda gelmektedir.

Bu konuda özellikle Tayyip Erdoğan'ın 17-25 Aralık krizlerinin kendisinde ve çevresinde yarattığı güvensizlik dalgasından sonra daha da kesin bir tavır içinde olacağını varsaymak yanlış olmaz.

Buna karşılık Davutoğlu'nun muhafazakar çevreden yeni elitleri siyasete sokması şaşırtıcı olmayacaktır.

Ana muhalefet partisinin, CHP'nin durumu biraz daha karışık. Bu partinin listeleri açıklandı ve adayları iki mekanizma belirledi:

Önseçimler ve kontenjanlar için siyasi partinin merkez kararları.

Peki “sonuç nedir” diye bakıldığında bu partinin eklektik yapısının devam ettiği görülüyor.

Şöyle diyelim:

CHP'de her zaman olduğu kişiler bazında yenilikler var, parti yeni “elit” ve “temsili” isimleri parlamentoya taşıyacak gibi görünüyor.

Ekonomi uzmanlarına ve kadınlara özel bir yer açıldığı görülüyor.

Ancak en önemlisi bu iki unsur merkezi yoklamadan Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin çıkması, ön seçimlerden ise Alevi adaylar dışında, ulusalcı-reaktif kanadın listelere bir ölçüde ağırlığını koymasıdır.

Bu tablo, mevcut CHP yapısının tam olarak yeniden üretilmesi anlamına geliyor. Bu iki partinin ayrıntılı durumunu, HDP ve MHP'nin listelerini yarın ayrıntılı olarak ele alma imkanımız olacak…

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89