• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 8 °C
  • Berlin 12 °C

Adam mısınız siz?

Balçiçek İlter

Bir adam düşünün... Başarılı bir işadamı... Ne yaptıysa kendi emeğiyle yapmış. Öyle babadan anadan kalma şirketlerin başına geçmemiş yani... İyi okumuş etmiş ama... Gencecik yaşından itibaren yapmadığı iş kalmamış. Elinde çanta kapı kapı dolaşmış... Öylesine çalışkan, hayatı öylesine iş odaklı bir adam... 

Genç yaşında zengin olmuş... Holding patronu da olmuş, vergi rekortmenleri listesine de girmiş... Ama derdi çok para kazanmak olmamış... Hep ülkeye “ilk”leri getirmeye çalışmış. Mış demeyeyim, aslında yaptı da... Hiç bilmediği alanlara el attı, Türkiye’nin tanıtımında, yepyeni bir sektörün oluşturulmasında büyük rol oynadı. Onun yetiştirdikleri, onun ekmeğini yiyenler bugün çok önemli noktalara geldi. Hepsi alanlarında kendi markalarını yarattı. Ünlü oldular, yollarına devam ettiler... “Kim bu işadamı?” diye soruyorsunuz biliyorum, ama adına yazamam. Neden mi? Başına gelenleri okudukça niye adına yazmadığımı anlayacaksınız... 

Bir adam düşünün... Başarılı bir işadamı... Para, güç, mevki, her tarafta arkadaşlar... Bir gün gelir de bu işadamı yanlış bir yatırım yaparsa... 

Yine hiç bilmediği alanlarda yüzmeye, “ilk”lerini yaratmaya çalışırken, olmaması gereken insanlarla ortak olursa, varını yoğunu kaybedip iflas noktasına gelirse ne olur? 

Ne mi olur? 

Ben anlatayım...

Önce etrafı boşalır. Sabah akşam “Abi, abi” diye peşinde koşanlar bir anda buhar olur uçar! 

Ekmek parası verip adam ettikleri bile arayıp sormaz, kimse “Nasılsın?” demez... 

Ardından bir başka başarılı ve ünlü işadamı olan ev sahibi tarafından evden çıkarılır. 

Parasal sorunlarından dert yanan işadamına, ev sahibi pozisyonundaki arkadaşı der ki: “Evi ne zaman boşaltıyorsun peki, ben kiracı bakmaya başlayayım!” 

Karısıyla apar topar taşınırlar. Oysa herkes ev sahibi işadamının o kiraya hiç ama hiç ihtiyacı olmadığını bilir. Bizimki banka banka gezer, bütün kapılar kapanır. Kredi yapılandırması için araya adam sokmak ister, zorda kaldığı için etrafında onun için kefil olacak dost bulamaz bir türlü. 

Tam da o sırada, karısının büyük emekle yaptığı, mutfak seramiklerinden banyo dolaplarına kadar titizlikle özendiği başka evlerinin icrayla satıldığı haberi gelmiştir. Peki kim almıştır? İflas eden ünlü işadamının çok yakın arkadaşı bir başka işadamı... İnanabiliyor musunuz? 

Hatta telefon edip, “Aman dolapları sökmeyin” diye buyurmuş! 

Ben bunca kötülüğe inanmak istemiyorum. Ne bileyim, benim kitabımda icradan satılmış “ev”i almak yoktur. Uğursuzluğuna inanırım. Başkalarının mutsuzluğu üzerinden mutluluk inşa edilmez diye düşünürüm. Ev kutsal bir mekândır, nasıl olursa olsun sahibi için çok kıymetlidir. Hiç unutmuyorum, en parasız dönemlerimizden birinde annem, babam ve ben ev ararken bütçemize çok ama çok uygun kiralık bir ev bulmuştuk. Prizlerin hoyratça söküldüğünü fark eden babam, “İnsanlar buradan icrayla çıkmış, oturamayız” diye tutturmuştu... O gün o eve çok ihtiyacımız vardı ama tutmamıştık... 

Diyeceğim odur ki, zengin, fakir, kimse kimseye zor gününde böylesine kötü davranmamalı. Üstelik yapan zengin olunca daha da öfkeleniyor insan. Gönül isterdi ki o evi icradan ucuza alan o işadamı, bizimkini arayıp, “Ben bunu senin için aldım, sen borcunu bana ödersin” desin ya da ev sahibi konumundaki Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olan o isim, “Ne kadar istersen otur, durumu düzeltince ödeme yapmaya başlarsın” desin... 

Bu kadar mı kalmadı dostluk, bu kadar mı paraya endeksli her şey? Ya da böyle zengin olunuyor da benim haberim mi yok? 

Öyle zengin olacağıma, ömrümün sonuna kadar para sorunu çekerim daha iyi... 

Aynaya baktığınızda “adam” görüp görmemekle alakalı her şey... 

Dün İstiklal Caddesi’nde yürürken, iflasın eşiğinde olan o işadamının mekânlarının kapanmış olduğunu görünce hüzünlendim. Ben bile hüzünlendiysem o ne hisseder diye düşünmeden edemedim. İşte sevgili okuyucu, anlatabildim mi neden ismini yazmadığımı? 

Keşke karar verip kendi anlatsa... 

İnanıyorum hatta biliyorum ki, hiçbir şey onu durdurmayacak ve o yine küllerinden doğacak, yine yatırımlar yapacak ve Türkiye’nin en konuşulan isimleri arasına girecek, eskiden olduğu gibi... Peki ya diğerleri? Yine çevresini saracaklar! Orası kesin! 

Umarım o gün geldiğinde, “Adam mısınız siz?” demeyi becerir... 

O söylemezse ben söyleyeceğim...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89