• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 15 °C
  • Diyarbakır 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Berlin 9 °C

Adalet; zor ama imkansız değil

Emrullah Beytar

Hak sahibine hakkını teslim etmek anlamına gelen adalet kavramı hem semavi kitaplarda hem de beşeri metinlerde çok önemsenmiş bir değer olarak karşımıza çıkar.

Bugün dünya üstünde yaşanmış ve yaşamakta olduğumuz sorun ve çatışmaların temelinde bu değerin gerçek manada hayat bulmamış olmasından kaynaklandığı düşüncesindeyim.

Hak yerine güç ve kuvvetin ikame edildiği anlayış ve inançlarda adalet tercih edilir veya talep edilir bir değer olmaz.
Zamanı geldiğinde herkesin talep ettiği, ancak ihtiyaç hissetmediği zaman çoğu insanın hayatında rafa kaldırdığı bir değer olarak karşımıza çıkar.

Dün güç ve kuvvet sahibi olduklarından dolayı hak ve adaleti önemsemeyenler, devran dönüp yapmış oldukları haksızlıklardan dolayı yargılandıkları zaman söyledikleri ilk söz, adaletin herkese lazım olduğudur.
Evet adalet her zaman  herkese lazım olan önemli bir değerdir.

Bundan dolayıdır ki Allah (c.c) son kitabı olan Kur’an’ı Kerim’deki ayetlerin ¼ (dörtte biri) adaletten bahseder.

Bediüzzaman hazretleri; “saadet-i beşeriye dünyada adalet ile olabilir. Adalet ise doğrudan doğruya Kur’an’ın gösterdiği yol ile olabilir.” diyerek bu dünyada insanlığın mutluluğunu Kur’an’ın gösterdiği adaletin tesisi ile mümkün olacağını dile getirmiştir.

Peki Kur’an’ın beşere göstermiş olduğu adalet nasıl bir adalet ki, Bediüzzaman hazretleri bu kadar büyük bir iddiada bulunmuştur.

İnsanı yaratan bir irade, insanın neyle saadet bulacağını bilir ve ona göre de insanlara yollar gösterir.

O yola tabi olanın kimliği ne olursa olsun mutlu olması ve saadete ulaşması kaçınılmazdır.

Peki, Kur’an’ın bize göstermiş olduğu adalet nedir sorusunun cevabını bulmak için Kur’an’a müracaat ettiğimiz zaman karşımıza çıkan ilk ayet Nisa suresinin 135. ayettir.

Aslında bu ayet bile Kur’an’ın bir beşer sözü olamayacağını bize ispat etmektedir.

“Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. (Şahitlik ettikleriniz) zengin veya fakir de olsalar (adaletten ayrılmayın). Çünkü Allah ikisine de daha yakındır. (Onları sizden çok kayırır.) Öyle ise adaleti yerine getirmede nefsinize uymayın. Eğer (şahitlik ederken gerçeği) çarpıtırsanız veya (şahitlikten) çekinirseniz (bilin ki) şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır”.

Bu ayette emredilen ahlakın hayali bile insana mutluluk vermektedir. Allah kendisine inananlara, hayatlarına hakim kılması için bir ahlak ölçüsünü ortaya koymuş ve bu ahlak ölçüsüne göre hareket etmelerini emretmiştir.

Ancak İslam tarihine baktığımızda bu ahlak ölçüsüne göre hareket eden çok az sayıda inananların olduğunu görmek, bu ahlak ölçüsünü hayata yansıtmanın zor ama imkansız olmadığı gerçeğiyle yüzleştirmektedir. Bundan dolayıdır ki Allah  Maide suresinin 8. ayetinde; “Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun.

Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu,  takvaya en yakın olandır. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır” diyerek Allah’ın istemiş olduğu takvalı kul haline en yakın hal üzerine olduğu müjdesini vermektedir. Allah inananlardan takvalı olmalarını istemekte ve bu takvalı olduklarının önemli bir delili olarakta adaletli olmalarını ölçü olarak koymuştur.

Bediüzzaman hazretleri de Fatiha süresinde geçen sırat-ı müstakim kavramını tefsir ederken; “Sırat-ı müstakim şecaat, iffet, hikmetin mezcinden ve hülasasından hasıl olan adl ve adalete işarettir.” Diyerek istikametli yolun adalet olduğunu dile getirmiştir.

Kur’an’ın sunmuş olduğu adalet ölçüsüne göre yaşamanın zor ama imkansız olmadığını dile getirmekten kastımız, peygamberler dahi adalet sınavında hata yapma aşamasında iken Allah’ın yardımıyla bu hatadan vazgeçip adaleti tesis edebildiklerini Kur’an’daki kıssalardan öğrenebilmekteyiz. (Devam edecek)

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89