• BIST 83.021
  • Altın 147,787
  • Dolar 3,8177
  • Euro 4,0681
  • İstanbul 4 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 1 °C

Açıktan cinayet...

Reyhan Yalçındağ

10 Şubat akşam saatlerinden itibaren tüm “ana akım medya” aynı cümleyi tek ağızdan çıkmışçasına sabaha kadar hem alt yazılarla ve hem de haber bültenlerinde veriyordu: “Diyarbakır’da 19 yaşındaki bir genç, polise atmak istediği el bombasının elinde patlaması sonucu yaşamını yitirdi!"

Gerçekte yaşanan ise, 15 Şubat yıldönümünü protesto etmek isteyen sivil insanların üzerine tonlarca ağırlıktaki zırhlı polis araçlarının sürülmesiydi. Kaza değil; 19 yaşındaki Şahin Öner’in yere düşürülerek akrep diye tabir edilen polis aracının üzerinden geçmesiyle gerçekleşen kasıtlı, bilinçli, insanlık ve hukuk dışı bir cinayetti.

Nereden başlasam ki? Bu ülkede halen sokağa çıkarak, sokakta taleplerini ve protestolarını demokratik biçimde talep etmek istemenin karşılığının “normal ve çağdaş ülkelerde"kinin tersine, ölüm olmasını neyle açıklayacağız? Onlarca yıldır bu yönteme başvurmanın, insanların direnişini sonlandırmadığını, tersine güçlendirdiğini bu ülkeyi yönetenler ne zaman anlayacak! Sokakta çocuk ve kadın öldürmenin insanlık ailesine karşı topyekün işlenmiş korkunç bir suç olduğunu ne zaman anlayacaklar bu katiller? Üstüne üstlük sadece katiller ve onların “üstleri” değil; ama aynı zamanda “ana akım medyanın” tek bir soruya mahal vermeksizin, sorgulamaksızın, otopsi raporlarını, tanık ifadelerini beklemeksizin, bir kez olsun olay yerine gitmeksizin, Valilik ağzından yapılan açıklamayı doğru kabul ederek teyit etmesine ne demeli?

Elimde Şahin’in otopsi raporu var:

Elinde bomba patladığı iddia edilen gencin on el parmağı nasıl sapasağlam duruyor?

Üzerinde bomba patlayan birinin vücudunda tek bir doku ya da organ kaybı olmaz mı?

Tüm parmakların üzerinden el svapları alınmış; yani genç, üzerinden polis aracı geçirildikten sonra hastaneye götürülmek yerine; gözaltına alınmış! Karakolda sağlam bir kişinin gözaltı işlemleri Şahin’e de yapılmış. Parmak izi alınmış, vb. Bu kadar soğukkanlı işlenen bir cinayet, ancak faşist rejimlerde olur. Üstelik, polisler, bunu gizlemek gereği bile duymuyor; dosyaya bırakılan evraklar arasında Şahin’in önce Karakola ve daha sonra Hastaneye götürüldüğüne dair tutanak da var.

Gelelim, muhalif basın dışındaki medyaya:

Peki şimdi ne diyeceksiniz? “Polis öldürdü, Valilik katilleri ve cinayeti gizledi ve biz de basın olarak bunu teyit ettik” mi diyeceksiniz?

Neden hala bu konuda tek bir satır yazmıyorsunuz?

Olayın, bomba patlaması değil de zırhlı aracın üzerinden geçmesi olduğunu yazmaya neden bir türlü elleriniz varmıyor?

Halkın doğru haber alma hakkını hiçe sayan anlayışınızı ve iktidarın siyasetine paralel habercilik yapmayı, meslek etiğiyle nasıl açıklayacaksınız?

Yazık, hem de çok yazık…

Uğurların, Ceylanların, Aydın Erdemlerin, Şerzanların, Yahyaların ülkesi burası.

Katiller dışarıda.

Ellerinizi kollarını sallayarak gezmekte.

Unutmayın; adalet sağlanmadan, onurlu bir barış asla sağlanamaz. Bu halkın hafızasıyla, anneleriyle barışabilmeniz için önce yakılıp-yıkılan, yerle bir edilen adalet duygusunu onarmanız lazım.

O da katilleri gizleyerek değil; açığa çıkartmakla sağlanır ancak…

Toprağın bol olsun Sevgili Şahin….

Seni de yaşatamadık ya, hepimize yazıklar olsun...

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89