• BIST 89.848
  • Altın 145,269
  • Dolar 3,6231
  • Euro 3,9157
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 22 °C
  • Berlin 12 °C

Abdullah Gül değil Demirtaş belirler!

Ergun Babahan

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ardından Başbakan Davutoğlu’nun 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e siyasete dönmesi için yaptıkları çağrılar, demokrasi ve hukuk devleti umutlarını AKP’de çatlaklara bağlayan kesimler için bir umut ışığı oldu.

Bu çağrılar samimi de olabilir, parti içinde gittikçe artan çekişmenin bir dışa vurumu da. Hiç bir yapının, hele siyasi parti gibi bir yapının iktidarın büyük gücüne rağmen, sancısız ve çekişmesiz yoluna devam etmesi mümkün değildir.

Ekonomideki kötüleşme sürdükçe, bu siyasi hareketin ana motoru olan Anadolu sermayesinin rahatsızlığı artacak, bunun siyasete kaçınılmaz yansımaları olacaktır.

Ancak, AKP devlet imkanları, kamu bankalarını kontrolü gibi araçları devreye sokarak bu kırılmayı şimdilik erteliyor. Abdullah Gül’ün adının gerçekten gündeme gelmesi, buradaki rahatsızlığın doruğa çıkmasıyla mümkün olacaktır.

BU ORTAMDA ÜZERİNİ KİRLETMEZ

Abdullah Gül, gerek Batı’ya olan yakınlığı, gerek tecrübesi, gerek ekonomi ve dış politikaya hakimiyeti nedeniyle, muhafazakar politikanın lider kadrosunda hep yer alacaktır. Yaşı da böyle bir rol oynamasına müsaittir.

Süleyman Demirel’in yıllarca merkez sağ liderliğinde oynadığı rol, bu kesimi evinden yönetme yetisi, Gül’ün manevra alanı ve çekim merkezi olması açısından iyi bi örnektir. Gül, istese de istemese de siyaseti etkilemeye devam edecektir.

Ancak bu seçimde bu rolü oynaması mümkün değil. Erdoğan ile Gül arasında bir çekişme var ama bu çekişme henüz Gül’e bir görev düşmesini gerektirecek boyutta değil. Ekonomideki sıkıntı da kriz boyutuna varmış bir noktada değil.

O nedenle, bu seçimin belirleyicisi ne AKP içindeki çıkar çatışmaları ne Gül’ün siyasete geri dönme ihtimali olacaktır. Gül, böyle bir siyasi tabloda topa girip üzerine kirletmeyecek kadar tecrübeli bir siyaset adamıdır.

Bu siyasetin asıl belirleyici etkeni HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş olacaktır.

HDP GARANTÖR OLACAKTIR

Türkiye’nin barış sürecine devam şeklini de, yeni anayasa yapıp yapamayacağını da, Erdoğan’ın anti-demokratik tavrının devam edip etmeyeceğini de belirleyecek isim Demirtaş’tır.

O nedenle başta havuz medyası olmak üzere tüm AKP yönetimi Demirtaş’ı hedef almakta, onu Kürt hareketi içinde yalnızlaştırmaya çalışmaktadır. Yüzde 10 barajını aşan bir HDP, AKP’nin bugünkü keyfiyette iktidar olmasını, Meclis’ten dilediği yasayı çıkarmasını engelleyecek tek güçtür.

Araştırmalar, barajı geçmiş bir HDP’nin AKP’yi Meclis’te 300’ün altında bir sandalye ile temsile getireceğini gösteriyor. Bu seçimden AKP’nin birinci parti çıkacağını her kesim kabullenmiş durumda. Bunun büyüklüğünü ve Erdoğan’ın hayallerini gerçekleştirmesine imkan verip vermeyeceğini ise önce HDP, sonra MHP’nin performansı belirleyecek.

Çocuklarımızın ve ülkenin geleceğini belirleyecek bir seçimin arefesindeyiz. Hayaller peşinde nefes tüketmektense, gerçekçi olmak ve mümkün olanın peşinde koşmak gerekiyor. Yüzde 10 barajını aşmış bir HDP, demokratik sürecin garantörü olacaktır.

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89