• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 9 °C
  • Diyarbakır 14 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 16 °C
  • Berlin 8 °C

ABD ve Barzani faktörü

Oral Çalışlar

Görünen o ki Öcalan'a uygulanan tecrit, Kandil'deki PKK yöneticilerini kararsızlığa itiyor. Öcalan'sız bir karar vermek durumunda kalmak istemiyorlar. 

Kürt sorununda son günlerdeki dikkat çekici bazı gelişmeleri şu şekilde saptayabiliriz: 

1- Uludere’de kaçakçıları ihbar edenin ABD olduğu ortaya çıktı. ‘Washington’ın Heronlardan aldığı bilgiyi Türk yetkililerine aktardığı’ haberi gazetelerde yer aldı ve bu bilgi yalanlanmadı. Bu bilgiyi araştırmadan kullanıp katliama neden olan ise Ankara. 

2- Biz bunları tartışırken ve bir süredir ‘Kürt sorununda sükûnet” saptaması yaparken Antakya’nın Amanos Dağları’nda PKK’nın pususuna düşen 3 subayın yaşamını yitirdiği haberi geldi. 

3- Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla Güneydoğu’da bir haftadır görüşmelerde bulunan heyetteki AK Parti Mardin Milletvekili Abdurrahim Akdağ’ın sözleri tabloya yeni bir boyut kazandırdı. Akdağ, temaslarıyla ilgili düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: “Paradigma değişti. Türkiye’nin her tarafında sorunun çözümüne dair güçlü bir irade var. Sonuca ulaşmak için PKK’nın silah bırakması gerekir... Silahın bırakıldığı ortamda hükümet ciddi reformlar yapabilir...” 

4- Federal Kürdistan Başbakanı Neçirvan Barzani’nin Türkiye’ye gelişini de tabloya ekleyebiliriz. Başbakan ve Cumhurbaşkanı ile görüşen Barzani’nin, Irak yönetimince aranan ve Interpol tarafından hakkında yakalama kararı çıkarılan Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık Haşimi’nin kaderini yetkililerle konuştuğu biliniyor. Haşimi, Türkiye’nin elinde kaldı. Türkiye, Kürdistan yönetiminden yardım istiyor. 

İşler karışıyor

Türkiye’nin Bağdat’taki Şii yönetimiyle arası bozuk. Sünnilerin temsilcisi Tarık Haşimi neredeyse vatansız duruma düşürüldü ve Türkiye onu koruma altına almak durumunda kaldı. İran’daki rejim ve Suriye’deki Esad rejimi Şii-Alevi özellikleriyle birbirlerine yakın dururlarken Irak’taki Şii yönetimi de bu eksenin bir parçası haline geliyor. Irak parçalanmaya doğru sürüklenirken Kürtler ve Iraklı Sünnilerin birlikte hareket ettiğini göruyoruz. Türkiye’nin bu cepheyi destekler bir görüntü verdiği söylenebilir. Bu bağlamda, Kürdistan yönetimiyle Türkiye arasında bir işbirliği eğiliminden söz edilebilir.

PKK ne yapabilir?

Antakya’daki PKK pususu ne anlama geliyor? Belli ki PKK bu bölgeye Suriye’den giriyor. Dağların durumu bu girişlere elverişli. Türkiye ise bölgedeki PKK varlığını yok edebilmek ve baskı altına alabilmek için bazı hazırlıklar yapıyor. Pusuya düşen subayların da bir operasyon planı için dağlarda keşif yaptıkları söyleniyor.

Aynı siyasi irade, öte yandan iktidar partisinin milletvekillerinden oluşan bir heyeti bölgeye yolluyor. Bizzat Başbakan’ın talimatıyla bölgeye giden AK Partililer, bir ‘arayış’ içinde olduklarını ifade ediyorlar.

Görünen o ki Öcalan’a uygulanan tecrit, Kandil’deki PKK yöneticilerini kararsızlığa itiyor. Öcalan’sız bir karar vermek durumunda kalmak istemiyorlar. BDP’nin işi iyice zorlaşıyor. PKK’nın kararsızlığı ve ‘yerel özerklik’ ısrarı, Demirtaş ve arkadaşlarının hareket alanını daraltıyor.

Türkiye-Barzani ilişkisinin, Kürt sorunu açısından taşıdığı önem ortada. PKK’nın hareket alanına/geleceğine dair değerlendirme yaparken bu faktörü doğru değerlendirmek gerekiyor. ABD işte bu noktadan itibaren önem kazanıyor. Kuvvetlerin tam anlamıyla ne yapacaklarını bilememeleri, çatışmayla çözüm arasında sıkışıp kalmaları, ‘büyük oyuncu’yu yani ABD’yi devreye girmeye zorluyor.

Peki, ABD ne kadar devrede, PKK’nın ‘yerel özerklik’ talebine ne kadar olumlu bakıyor?

Barzani ile ABD yönetimi arasındaki ‘uyum’u doğru analiz etmek önemli. ABD, Türkiye’nin demokratikleşme adımları atmasını beklerken, öte yandan ‘PKK’nın silah bırakmasının koşulları’ noktasında da belli ki bazı planların içinde yer alıyor.

Bu karmaşık denklemlerin içinde, ‘başkanlık sistemi’ arayışı içinde olan ve yönelimini biraz da buna göre şekillendirmeye çalışan Başbakan Erdoğan’ın ne yapacağı ve nereye kadar gidebileceği de tayin edici soruların başında geliyor.

Bütün bu kaostan bir düzenin doğup doğmayacağını hep birlikte göreceğiz.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89