• BIST 94.907
  • Altın 144,684
  • Dolar 3,5579
  • Euro 3,8804
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 24 °C
  • Berlin 9 °C

ABD Başkanlık seçimleri, Film meselesi ve AKP kongresi

Ersin Tek

İslamî genel bir kaidede şöyle denilmektedir: "küfür tek bir millettir".

Yani yeryüzünde nefsine esir olup Hak ve Adalet için değil, kendi sömürü ve tahakkümleri için çalışanlar dağınık değildirler. Organize bir güçtürler. Birbirleriyle irtibatlı bir bütündürler. Bir millet gibidirler.

Hak yolunda çalışmak isteyenlerin dikkati çekiliyor. Bu organize gücü tanımaları, bilmeleri, birlik olmanın gerekliliği vurgulanıyor.

İslam ciddiyet istiyor Müslüman’dan. Ümmet olmalarını istiyor.

Ümmet, ortak bir inancı, ortak bir amacı paylaşan insanların ortak amaçlarına doğru birlikte yürümek niyetiyle, ciddi ve ahenkli bir biçimde bir araya geldikleri bir araya getirdikleri milletti.

Mamafih, müslümanlar böyle bir ciddiyet ve ahenkten uzak bir haldeler bugün.

Son dönemlerde yaşadığımız olaylar bu acı gerçeği daha net gösterdi.

Herkesin bildiği üzere, Amerika'da İslam'a ve Peygamber(sav)’e hakaretler içeren pespaye bir film çekildi. Film demek bile yanlış. Sanattan, insanlıktan, sevgiden, vicdandan yoksun görüntüler ve açık bir provokasyon...

Bu görüntüler yüzünden İslam dünyası ayağa kalktı günlerce. Yakıp yıkmalar, patlamalar, ölümler, öldürmeler, nefret söylemleri, öfkeli protestolar birbirini izledi durdu.

Sonra ne oldu?

Daha önce oynanmış bir oyun misali; olaylar aniden kesildi ve herkes kendi inine çekildi...

Ortada şiddet, öfke, yıkım görüntüleri, öldürülenlerin vebali, belirsiz bir gelecek ve birilerinin işine yarayacak malzeme kaldı.

Müslümanlar yapılan bu densizliğe karşı tepki gösteriyorlardı kendilerince, tabii ki buna hakları vardı. Fakat verilen tepkiler bilinçsiz, aşırı ve Nebevî anlayıştan uzak tepkilerdi.

Bu aşırıya kaçan tepkilerin nedeni de çoğunlukla, yıllar yılı diktatörlerin baskı ve sömürüsü altında yaşamış, yoksulluk ve acı ile imtihan edilmiş bu kızgın kalabalıkların psikolojilerinden kaynaklıydı.

Bu kalabalıklar, sürekli olarak tepkiselliğe, eylemselliğe, yakıp yıkmaya sürüklenmiş, alıştırılmış, büyük bir hınç ve öfkeyi bünyesinde biriktirmiş kalabalıklardı. İslam anlayışları çoğunlukla sert, geleneksel, tekdüze ve irfani bir derinlikten uzak…

Bu kızgın kalabalıkların psikolojilerini ve oluşturduları toplulukların sosyolojik arka planlarını tahlil etmek uzun, başka bir yazıya kalsın.

Bu filmin çekilme amacı ve perde arkasında dönen şeyler hakkında onlarca komplo yazılıp çizildi. Buradan hareketle birşeyler söyleyeyim.

Birkaç ay önce, sohbet ettiğim bir profesör ABD başkanlık seçimleri sürecinde yaşanan/yaşanacak gerilimlerden, tuhaf komplo teorilerinden, karmaşık ilişki ağlarından bahsetmişti. Amerikada bir üniversite ders veren bu profesör kısaca şunları söylüyordu; ABD başkanlık seçimleri çok çekişmeli ve olaylı geçecek. Çünkü, Obama’nın yeniden başkan seçilmesi halinde, ABD merkez bankasını  elinde bulunduran Yahudi aileyi(Rotschild Ailesi) ve onlara yakın olan çevreleri tasfiye edecektir. Bu nedenle Yahudi Lobisi, Obama’ya karşı çok çetin bir mücadele veriyor ve verecektir. Bu yolda bir dizi olay gerçekleşecektir…’’

Biraz araştırınca, bu ailenin tarihine dair yazılmış birbirinden ilginç kitap, tez ve makalelerle karşılaştım.

Komplo teorilerini fazla da sevmem. Fakat bütüncül bir bakış açısına göre düşündüğüm vakit, her şeyi birbirine bağlı ve tesadüften uzak görünüyor. Bu yüzden yaşanan olayları ve profesörün söylediklerini bir arada düşünmek kaçınılmaz.

Tarihi tecrübe bize göstermiştir ki; ''Düzen kendisine karşı oyun oynayanlarla vardır. Bu oyun oynayanlar, düzenin daha da fazla etkin olmasına ve her zaman da var olacağının meşrulaşmasına neden olduklarının farkında değildirler.''

Tepki veren, yakıp yıkan kızgın kalabalıklar kime hizmet ettiklerinin, kimi rantı için can verdiklerinin bilincinde değil ne yazık ki. Farkındalık kazanmaları için de uzun bir zaman gerekiyor. Sistemin kirlerinden arınmak ve iradeyi özgürleştirmek hemen olacak iş değil. Sabır ve feraset gerekiyor bu yolda. Bir gecede, bir saatte, bir düşünüşle hazırlanmış, tedavüle sokulmuş tepkiler ancak müslümanların masumiyetine halel getirir, haklı olduğu böylesi olayda haksız duruma düşürür…

Sözün özü; Müslümaların uyanık ve bilinçli bir şekilde gündemlerini İslâm’ın önceliklerine göre arındırması ve Nebevî değerlerin çoğaltması bugünün en temel görevidir.

AKP Kongresi

AKP’nin 4. Olağan Kongresi 30 Eylül’de yapılması planlanıyor. Bu kongreye yurt içi ve yurtdışından çok sayıda isim davetli. Basından öğrendiğimiz kadar kongreye Federal Kürdistan bölge başkanı Mesut Barzani de davetli. AKP’lilerin söylemlerine göre Barzani daveti kabul etmiş ve gelmesine kesin gözüyle bakılıyor.

AKP hükümetinin başlattığı topyekün yok etme ve işgal operasyonları öncesi Sayın Mesut Barzani’nin Akp kongresine katılacağı söylentisi, AKP’nin Kürtler ve konjonktür tarafından sıkıştırıldığı dönemlerde uygulamaya soktuğu böl-parçala-yönet mantığının bir ürünüdür. İktidara geldikleri günden beri bu şark kurnazlığı, kafa bulandırma ve iki yüzlü politikaları hiç eksik etmediler.

AKP’nin bu taktiğinin tutma şansı yok.

Kürtler geleceğin birlik olmaktan geçtiğinin farkındalar artık. Bu oyuna gelmezler, gelmemeliler. Mesut Barzani bunu en iyi bilenlerin başında geliyor.

Barzani kongreye gelirse şayet, öncelikle kendi söylem ve duruşuyla çelişmiş olacaktır. Bu gelişin siyasal sonuçları ağır olacaktır Kürtler açısından…

Sahi, ‘Başkanlık’ hesapları yapan ve bu yolda ihtiyaç duyduğu milliyetçi oylar için ülkede gerilimi, şiddeti tırmandıran, bunca kanın dökülmesine, bunca gencin ölmesine göz yuman Erdoğan ve AKP’liler Barzani’yi kongrede ister mi?

  • Yorumlar 2
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89