• BIST 89.270
  • Altın 147,050
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 16 °C
  • Diyarbakır 17 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 19 °C
  • Berlin 12 °C

35. Madde kaldırılırken neler tartışıldı

Abdülkadir Selvi

Meclis'in tatile girmeden önceki son oturumu.

Genel Kurul'da darbelerin dayanağı olarak gösterilen TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35.Maddesi'nin de yer aldığı kanun tasarısı görüşülüyor.

27. Madde'ye sıra gelince birden ortalık karışıyor.

BDP'nin, Türk Sivil Havacılık Kurumu'ndan 'Türk', Milli Savunma Bakanlığı'ndan 'Milli' ibarelerinin çıkarılması önerisi geliyor.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural yerinden fırlıyor.

BDP'nin teklifini Türk düşmanlığı olarak nitelendiriyor, ırkçı bir yaklaşım olarak ilan ediyor.

Her zaman ki Oktay Vural tarzıyla, 'Saygı gösterin' diye bağırıyor. BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, 'Siz de bize saygı gösterin' diye karşılık veriyor.

MHP, 'Önergeyi çekin' diye bastırdıkça Pervin Buldan, 'Çekmeyeceğiz' diye direniyor.

'Diren Mısır'dan sonra, 'Diren Pervin' durumu.

Pervin Buldan'ın ağzından, 'Gerekirse Meclis'i kapattırırız' sözleri dökülüyor.

Meclis iyice geriliyor. Sadık Yakut, oturuma ara veriyor.

Ama tartışma devam ediyor.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, AK Parti Grup başkanvekili Mustafa Elitaş ve bir grup milletvekili ayaküstü değerlendirme yapıyor.

Oktay Vural bir ara yanlarına gelip, bir şeyler anlatıyor.

Sorunu çözmek için hemen bir trafik yürümeye başlıyor.

Oturum açılıyor. Sadık Yakut, Meclis İç Tüzüğü'nün 85. Maddesi'ne göre, önerinin işleme konulmayacağını açıklıyor.

BDP'den bir itiraz gelmiyor.

Böylece sorun aşılıyor.

Çözüm sürecinin hassasiyeti, PKK'nın tahrikleri ve MHP'nin istismarı bir yana bırakılacak olursa, 'serin zamanlarda' bu konuyu da tartışmamız lazım.

Güneydoğu'nun dağlarına taşlarına, 'Ne Mutlu Türküm diyene' yazmakla, bu işi çözemedik.

O yazılar 87 yıldır o dağlarda ama bir tek Kürt'ü, Türk yapamadık.

Tam tersine Kürtlerde, ırkçılığın uyanmasına hizmet etti, bu yaklaşım.

O dağlarda ırkçı sloganlar yazılmazken, bizim Kürtlük ya da Türklük davamız yoktu.

Eğer demokrasi kalitemizi yükseltecek ve iç barışımızı tahkim edeceksek, gerekli gereksiz her kurumun başına konulan, 'Türk' ibarelerini gözden geçirmeliyiz.

Bunlar, Türklerin İslam'dan önceki tarihini ön plana çıkarıldığı, Türklük denince Müslümanlığın, Müslümanlık denilince Türklüğün anlaşılmasına karşı savaş açıldığı dönemlerin ürünü.

Türklerin İslam'ın bayraktarı olduğu, Peygamberimiz'in müjdesine nail oldukları Selçuklu ve Osmanlı'yı unutturmak, Etileri, Sümerleri ve Hititleri ön plana çıkarma siyasetinin ürünleri.

Atatürk'ün en yakın arkadaşlarından Fethi Okyar, CHP'nin ortak olduğu İş Bankası tarafından yayınlanan anılarında, tüm ırkların Türklerden doğduğu tezine oturan, 'Güneş Dil Teorisi'nin resmi politika olduğu o dönemi çarpıcı bir şekilde anlatıyor.

Atatürk'ün manevi evladı Afet İnan başkanlığında Ankara Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde kafataslarının incelendiği, Türk olup olmadığını tespit etmek için Mimar Sinan'ın mezarının açıldığı zamanlar.

Zamanlaması tartışılabilir ama zaten BDP'nin önerisinde, 'Türk' ibaresi kaldırılıp, 'Türkiye' denilmesi öneriliyordu. 'Türk Sivil Havacılık' yerine, 'Türkiye Sivil Havacılık'

Zaten öneri işleme bile konulmadı. İşleme konulsa dahi Meclis'te BDP'den 3 milletvekili vardı.

Önerge işleme konulsa AK Parti, CHP ve MHP oylarıyla reddedilecekti.

Sorun o değil.

Türkiye'yi bölünmenin eşiğine getiren statükonun korunması sorunu.

Bu tartışmalar bir yana Meclis, darbelerle mücadele adına önemli bir değişikliği gerçekleştirdikten sonra tatile girdi.

Popüler deyimle sezon finali muhteşem oldu.

27 Mayıs'tan bu yana darbecilerin sığındığı TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. Maddesi kaldırıldı.

Dahası Türk Silahlı Kuvvetleri'nin görev tanımındaki rejimi koruma ve kollama ibaresi çıkarıldı. Ayrıca askerliğin tanımındaki, rejimin bekçiliği bölümü tarihin tozlu raflarında yerini aldı.

Darbe mağduru olan ülkemiz açısından tarihi bir adım.

Bu değişikliğin tüm partilerin ittifakı ile çıkarılmasını beklerdim.

Ama MHP direndi.

12 Eylül darbecilerinin yargılanmasının yolunu açan Anayasa değişikliğine de karşı çıkmıştı.

MHP bu kez de 35. Madde'yi savunarak, 12 Eylül'ün Mamak zindanlarında işkence gören, darbenin haksız yere astığı ülkücülerin kemiklerini sızlattı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89