• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 10 °C
  • Diyarbakır 6 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 10 °C
  • Berlin 10 °C

21. yüzyıl kime mezar olacak?

Mümtaz er Türköne

Barzani’nin Kürt Ulusal Kongresi çağrısında bulunurken söylediği; “21. yüzyıl, Kürtlerin umutlarının gerçekleşeceği yüzyıl olacak.” sözleri birilerini çok mutlu edecek, birilerinin de hop oturup hop kalkmasına yol açacak türden. Milliyet duygusu, güçlü içgüdülere benziyor.

Kendisini gerçekleştirecek medenî ve ahlâkî bir mecra bulamazsa, ortalığı yakıp yıkıyor. Müşfik bir aile reisi olacak birinin, sapık bir tecavüzcüye dönüşmesi gibi. Bugünün şartlarında hangisi mümkün? Barzani’nin vaadinin aynısı, 90’larda “21. asır Türk asrı olacak.” şeklinde tedavüldeydi. Peki ne oldu?

“Kürt Ulusal Kongresi” altı yıldır, sürekli gündemde olmasına rağmen toplanamıyor. Sebebi, Kürt gruplar arasındaki patronluk rekabeti. Kürtler devlet dediğimiz çatıyı tecrübe etmedikleri için, partileri ana siyasî kurum olarak görüyorlar. Irak’taki bölgesel yönetim hâlâ KYP ve KDP olarak, kendi içinde iki farklı siyasî bölgeye ayrılmış durumda. Dış gaileler azaldıkça veya arttıkça bu çatılar da büyük geliyor ve yeni bölünmeler ortaya çıkıyor. KYP bölgesindeki Goran Hareketi bu ihtiyacı karşıladı. KDP karşısında çoğullaşan muhalefet, Barzani’nin başkanlık süresini iki yıl uzatmasına karşı ayağa kalkmış durumda. Suriye’de PYD karşısında Barzani’nin uzantısı olan partinin halk desteği daha fazla. PKK silahla, dengeyi kendi lehine çevirmeye çalışıyor. Sonuç? Bu tablodan Kürtlerin 21. yüzyılı çıkar mı? Yüzyıldır Arap dünyasının kendileri için çıkartamadığı şey Kürtlere nasip olur mu?

Hizbullah’ın devreye girmesi ile Esed, yeniden durumu toparlamaya başladı. Ama hiç kimse yakın vadede Suriye’nin durulmasını beklemiyor. Muhalefet kendi içinde mümkün olan en küçük parçalara ayrılıyor. Sürekli yeni gruplar ortaya çıkıyor. Buldukları destekle iç savaşı bir hayat biçimine dönüştürüyorlar. Karşılıklı insanın kanını donduran katliamlar yaşanıyor. Birbirlerini kasap gibi boğazlayarak öldürüyorlar. Kan dursa bile, nefret bu toprakları uzun süre terk etmeyecek. Öbür tarafta Akdeniz’in ısınıyor. ABD’nin İsrail ile birlikte yaptığı askerî tatbikatın mesajı açık. Rusya, Akdeniz donanmasını şaşırtıcı ölçüde genişletiyor. İran, mevzilerinden hiçbirini terk etmiyor. AB, hiçbir gelişmeye bigane değil. Almanya’yı ciddiye almayan hata eder. Bölgedeki küresel rekabet, iç savaş yürüten örgütlerin en küçük hücrelerine bile nüfûz ediyor. 21. yüzyıla ne Türkler, ne Kürtler ne de Araplar damgasını vurabiliyor. Kalan büyük güçler yepyeni bir dünyayı, hepimizin ölü bedenleri üzerine inşa ediyor.

Benim gibi komplo teorilerine itibar etmeyenlerin bile, Gezi Parkı eylemlerinin tetiklediği uluslararası kamuoyu baskısını farklı bir şekilde yorumlaması lâzım. Gezi Parkı ve Gezi Parkı eylemleri ile, uluslararası manipülasyonları ayırmamız lâzım. Dört dörtlük bir kamu diplomasisi operasyonuna maruz kaldık. Deneme istenen sonuçları verdi. Artık ameliyat masasında, her türlü operasyona açık vaziyetteyiz. Şundan emin olmalıyız: Bir anda her şey altüst olabilir. Her şey güllük gülistanlık iken ortalık aniden savaş alanına dönebilir. Kontrol ve inisiyatif kaybı ile beraber tırmanacak bu kaos bizi bambaşka yerlere sürükleyebilir. Karşımızdaki mesele ne etnik, ne de dinî bir sorun. İnancımız ve etnik kökenimiz, sadece bir kaos kazanının altında yanan ateşe odun olarak taşınıyor. İnanç ve etnik aidiyetlerimiz sadece düşmanlık üretmek için kullanılıyor. Bugün bu kazan kaynarken, çevresinde olup bitenlere etnik kimliğini veya mezhebini dayanak alarak bakanlar, kendi etnik kökenine veya mezhebine zarar vermekten başka bir şey yapmamış oluyor.

Görünen o ki 21. yüzyıl ne Kürtlerin, ne Türklerin, ne de Arapların asrı olacak. Bu kadim üç unsur, aradaki tefrikayı kaldırıp birlikte bir çözüm bulamadığı takdirde bu coğrafyada üç ayrı dilden benzer ağıtları yakarak kendileri için daha çok mezar kazacaklar.

  • Yorumlar 1
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKANLAR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0532 261 34 89