• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Diyarbakır -2 °C
  • Ankara 0 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin -7 °C

2 Kasım'da ne olur?

Şahin Alpay

ABD'de yaptığım konuşmalarda muhatap olduğum sorulardan biri de tabii ki 1 Kasım seçimlerinin Türkiye'ye ne getirebileceğiydi.

Cevabımı şöyle özetleyebilirim: Başında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğu AKP iktidarının HDP'yi barajın altına düşürmek için (anayasaya aykırı “sandık taşıma” gibi) elinden gelen her şeyi yapacağı muhakkak. Bunun için, bu seçimin belki çok – partili hayatın en şaibeli seçimi olabileceğine dair kuşkular yersiz değil. Seçime hile hurda karışmasını önlemek için yapılabilecekleri yapmak, muhalif partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının en önemli demokratik görevlerinden biri. İktidarın HDP'yi barajın altına indirmenin mümkün olmayacağını görmesi halinde seçimi yaptırmamaya kalkışacağına dair spekülasyonları da bir kenara bırakırsak, 1 Kasım seçimleri HDP'nin barajı aşıp aşamamasına bağlı olarak Türkiye'de siyasetin geleceğine yön verecek, esas olarak iki sonuç verebilir.

Kamuoyu yoklamalarından görülebildiği kadarıyla HDP'nin barajın altına düşmesi uzak olasılık; yakın olasılık ise 7 Haziran sonuçlarının büyük ölçüde tekrarlanması. Bu takdirde, AKP'nin MHP ya da CHP ile bir koalisyon hükümeti kurmaktan kaçınması zor olabilir. Evet, HDP barajı geçse de AKP en az yüzde 44 dolayında oy almayı başaracak olursa (ki pek mümkün görünmüyor) az bir farkla TBMM'de çoğunluk sağlayabilir; olmazsa muhalefet partilerinden milletvekili transfer ederek tek başına iktidarı korumayı deneyebilir.

Ne var ki HDP'nin barajı geçmesi her durumda Erdoğan'ın “Türk usulü başkanlık” hayalinin son bulması anlamına gelecek. AKP tek başına iktidarı korusa bile Erdoğan artık Türkiye'nin siyasi kaderine yön veremez hale gelecek; siyaseten hayli zayıf bir konuma düşecek. Erdoğan'ın ikinci “tekrar seçimi” zorlamaya, koalisyon hükümeti kurulmasını engellemeye kalkması veya “fiilen başkanlık” yapmakta ısrarı, bu kadar sorumsuzluğun fazla gelebileceği AKP'de Erdoğan sultasına karşı başkaldırıyı tetikleyebilir. HDP'nin barajı geçmesiyle Erdoğan'ın siyasete yön verme inisiyatifini elden kaçırması Türkiye'nin hukuk devletini tamir yoluna girmesinin de kapısını açabilir. Bu, Erdoğan'ın siyasi geleceği açısından karamsar, ülkenin geleceği açısından ise iyimser olan senaryo.

Öte yandan, uzak görünen olasılık gerçekleşir ve, her nasıl olursa, HDP baraj altında kalırsa, AKP tek başına iktidar olduğu gibi Erdoğan da “fiili başkanlığı” sürdürmek imkânını ele geçirecektir. Ne var ki, bu takdirde Bülent Arınç'ın bu yılın başlarında öngördüğü durumla karşılaşılacak; Kürtlerin hemen tamamının da dahil olduğu AKP'ye kuvvetle muhalif çoğunluk karşısında Türkiye “yönetilebilir bir ülke olmaktan” çıkacaktır. Daha kötüsü, ülke bütünlüğünün korunmasının ve Kürt sorununun barışçı, demokratik, siyasi yoldan çözümünün en büyük güvencesi olan HDP'nin parlamentodan dışlanması, kaçınılmaz olarak Kürtler arasında Türkiye'den kopma arayışının güçlenmesine yol açabilir. Bu durumda başımıza gelebilecekleri telaffuz etmek dahi istemem.

Felaket senaryosunun gerçekleşmemesi için her üç muhalefet partisine de sorumluluklar düşüyor. CHP, rakip görme eğilimine kapılmak yerine, hukuk devletini ihya ve ülke bütünlüğünün korunması için HDP ile ittifak aramalı. MHP, AKP ile hükümet kurmanın koşullarında ısrarlı olmalı. MİT ile Öcalan arasında “al – ver” pazarlığı üzerine kurulu “çözüm süreci”ne ve PKK şiddetine karşı çıkmakta haklı, ama dar ve bağnaz bir Türk milliyetçiliğinin kısıtlarından kurtularak büyümek, Türkiye'nin bölünmesini önlemek istiyorsa HDP'yi “yok” sayma tavrından kesinlikle vazgeçmeli. HDP ise, Kürt siyasi hareketi içindeki (Altan Tan'ın ifadesiyle) “kafa karışıklığına” teslim olmamalı, Türkiye'nin bütünlüğüne ve Kürtlerin eşit yurttaşlık için demokratik mücadelesine dört elle sarılmalı.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89