• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Diyarbakır 11 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 12 °C
  • Berlin 12 °C

19 yıl sonra Madımak

Güler Yıldız

19 yıl önce yanan ateş, o kentin kavurucu sıcaklığı, 19 yıl sonra buz kesmişti. Bu kadar soğuk olacağını öngöremeden gayet yazlık bir İstanbul havası ile uçaktan indiğimde, “tuhaf, bir kar yağmadığı kalmış” dedim.

Sivas Katliamı’nın üzerinden 19 senenin nasıl geçtiğini biliyoruz. Aslında bir türlü geçemediğini de... Adalet istemleri hep havaya! O nedenle bıçak gibi keskin bir soğukta asılı kalıyor tüm çırpınışlar.

Alevi örgütleri büyük bir miting düzenleyecek, ilk kez bir davaya ayrımsız tüm Alevi örgütleri katılacak ve “biz bitti demeden Sivas davası bitmedi” diyecek...

Sabaha karşı otele doğru yürürken, polis aracı bekliyor bir binanın önünde. Gecenin bu saatinde durdurulup kimlik testinden geçmek istemiyorum, aldırışsız yürüyüp, geçiyorum. İşte o araç, bir binayı koruyormuş meğer: Madımak Oteli, yani yeni adıyla Sivas Bilim Kültür Merkezi’ni...

Sabah erken kalkıp, bekliyorum. Bulunduğum sokağı polis tümüyle kapadı yavaş yavaş. Öyle aman aman bir koruma yok aslında. Bariyerleri çektiler, önüne iki sıra dizildiler, o kadar.

Polislerin ve habercilerin dışında kimse yok sokakta. “Issızlığın ortasında” diyorum, kırmızı beyaz, yenilenmiş yanık artığı binaya bakarak...

Kentin protokolü geliyor önce, takım elbiseli, kimisi sakalı 10–15 adam. Başlarında Sivas Valisi var. Otelin önüne gidip duruyorlar bir süre... Sonra aynı adımlarla dönüyorlar.

Ardından bir grup daha geliyor, yine takım elbiseli ve sakallılar var aralarında ama bu kez kalabalıklar, sanırım 70 kişi. Belediye başkanı kentin... 4 sayfalık bir metin var elinde ve diyor ki, “Sivaslılar kentlerinin adının her sene 2 Temmuz’da katliamla anılmasından şikâyetçi. Sevgili devlet, lütfen bul failleri ve adımızı temize çıkar!” Sivas’taki tüm oda, dernek, STK’ların temel isteği bu!

Zor biraz... Adalet yerini bulmakta bile isteye gecikiyor. Daha yeni mahkeme Adalet Bakanlığı’na sormadı mı, “bu geçen süre içinde katliamın faillerinin kırmızı bültenle aranıp aranmadığını”? Şimdi şu 70 imza bunca sene Cafer Erçakmak’ın ve diğerlerinin kent içinde yaşadığını, evlenip barklandığını, devletten maaşını aldığını, kahveye gittiğini, camiden çıkmadığını, cenazelerinin camiden kaldırıldığını, adlarına sala okunduğunu falan duymamış, görmemiş, bilmemiş mi oldular?

Musa Anter’in katil zanlısı Hamit Yıldırım gibi... 20 yıl boyunca Şırnak gibi küçük bir kentte yaşa, maaşını al ama kimse seni görmemiş, bilmemiş olsun!!

Vali, Tertip Komitesi’ne kortejin otelin bulunduğu alana girişinin yasak olduğunu söylemiş. Kendisi gelip otelin önünde devletlû bir törencik yapıp, gidecek ama acısı sabit, ağrısı daim, gözyaşı kurumamış aileler ve Aleviler Otel’in 100 metre yakınına dahi giremeyecek!

Çözülecek bu düğüm, ama Valilik işi naza çekiyor, diyorum. Güvenlik önlemi abartılmamış çünkü. Bu arada yeni, uzayan coplarıyla Sivas polisi pek bir eğlenceli görünüyor. İkisi üçü bir esnafın yanında copları test ediyorlar! Şöyle uzuyor, böyle kısalıyor, sağlam abi bu!!

Derken kortejin başı meydana giriyor! Alibaba mahallesindeki cemevinden koşar adım gelmiş kortej! Polis durdurmuş ve oturma eylemi yapmışlar! Fazla direnilmemiş, tamam geçsinler ama otelin önüne sadece aileler girecek, pazarlığı yapılmış... Öyle de oldu. İşte Otel’in önündeydi herkes!

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da gelmişti! Tertip Komitesi’nden bir bey anlatıyor: İki gündür polisler arıyor derneği, Selahattin Demirtaş da geliyormuş, öyle mi? Alevilerin yaşadıkları mahallelerden güya Alevi vatandaşlar arıyor ve merak ediyor... Demirtaş’ın Sivas’ta işi ne anlamında mizansen yaratılıyor. Tertip Komitesi bu konuda kayıtsız. Herkes gelsin, o da gelsin, diyor... Yeni bir dalga yaratılacaktı, anladık ama çok üstünde durmadık, diyor aynı kişi... Demirtaş birkaç BDP’li vekille oradaydı.

Sorunsuz bir miting... Söz verdikleri saatte herkes dağıldı...

Bir öğretmenle kahve içip, sohbet ediyoruz. Bilim ve Kültür Merkezi’nin etkinliklerinden konuşuyoruz. “Ben, öğrencilerle gezideydim, döndüğümde herkese bir form dağıtıldığını gördüm, bana da verdiler. İlköğretim okullarındaki tüm sınıflar peyderpey bilim merkezine gidip, deney yapıyorlarmış. Hoca hanım siz de imzalayın, sizin sınıf da gitsin, dedi müdür. Ne deneyi dedim? Orada bir deney yapıldı zaten, çocuklardan ne istiyorsunuz?” demiş. Peki, anıtta 37 kişinin isimleri yazıyor, çocuklar oraya gittiklerinde sormayacaklar mı, bu isimler kim, niye yazılmışlar? Kim anlatacak “burası eskiden oteldi ve içinde adam yaktılar ahan da bunlar yananların isimleri” diye? “Çözümünü bulmuşlar” diyor öğretmen, “çocukları doğrudan laboratuarlara indiriyorlar. Girişte sağ tarafta kalıyormuş anıt, çocuklar görmesin diye görevliler anıtın önünde diziliyor, kapatıyorlar!

İl Özel İdaresi bünyesinde olan bu Bilim ve Kültür Merkezi’nde kültürel ne yapıldığını sormuyorum artık...

Madımak utanç müzesi olsun, yeter!

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89