• BIST 103.912
  • Altın 161,198
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 6 °C
  • Diyarbakır 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 6 °C
  • Berlin 3 °C

Neşet Ertaş son konserini verecek

Neşet Ertaş son konserini verecek
Müzikte 65 yıla damgasını vuran 72 yaşındaki usta sanatçı Neşet Ertaş, cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir konser verecek.

Müzikte 65 yıla damgasını vuran 72 yaşındaki usta sanatçı Neşet Ertaş, cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezi'nde bir konser verecek. Bunun son konseri olacağını söyleyen Ertaş; "Senede bir-iki konser veriyordum, artık dinlenme zamanım geldi" dedi.

Sabah Gazetesi'nin haberine göre, 'Türkü' dendiğinde akla gelen ilk isim olan Neşet Ertaş, cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezi'nde sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor.

Nuray Hafiftaş ile sahne alacak Ertaş, artık konser vermeyi düşünmediğini söyledi. Ünlü türkücü, 65 seneyi bulan müzik hayatının bu kadar verimli olmasını ise 'aşka ve sevgiye' bağlıyor. Ünlü sanatçıyla meslek yaşantısını, yaza damgasını vuran 'Nil Karaibrahimgil' polemiğini ve müziğini konuştuk..

Müzik dünyasının en önemli isimlerinden birisiniz. Meslek hayatınızda kaçıncı yılınızdasınız?

65 senedir müziğin içindeyim. 6 yaşında babamın yanında başladım. 15 yaşında ilk plağımı okudum.

'Bostancı Gösteri Merkezi'nde hafta sonunda vereceğiniz konsere hazırlanıyorsunuz. Ancak eskisi gibi sizi konserlerde göremeyeceğimizi duydum...

Doğru... 72 yaşına girdim. Eskisi kadar ne yazık ki koşturamıyorum artık... Yılların verdiği bir yorgunluk var. Konserlere artık koşturamıyorum. Senede bir ya da iki tane konser veriyordum. Artık dinlenme zamanı geldi. Bundan sonra konser vermeyi düşünmüyorum. 14 Kasım'da 'Bostancı Gösteri Merkezi'nde Nuray Hafiftaş'ın konuk olacağı konserde hayranlarımla buluşacağım.

Artık emekli olacaksınız yani?

Müzisyenin emeklisi olmaz. Ayrılınmaz bu meslekten. Müzik ölünceye kadar ruhumuzun gıdasıdır. Ama yaş olarak dinlenme zamanına geldim. Aşk bitmediği müddetçe, müzik de bitmez.

KENDİMİ BİLE DİNLEMİYORUM

Bu yaz 'Nil Karaibrahimgil'le yaşadığınız polemik bir hayli gündemdeydi... Kendisiyle bu olayın ardından konuştunuz mu?

Ben 30 yıla yakındır yurtdışındaydım. O kızımız kaç yaşında bilmem. Beni görmemiş olabilir, çünkü televizyonlardan uzaktım. Ben onu hoşgörüyorum. Bir de Yaradan insanı hür yaratmış. İnsan tanımadığını tanımaz. Tanımak istemediğini de tanımaz... Bu onun kendi tercihidir. Ben saygı duyarım herkesin görüşüne. O kızımızla konuştum. Babası Suavi ile konuştuk. Benim konserime de gelirdi babası. Ama ister tanır, ister tanımaz. Bu bir kusur değildir.

Peki siz hiç Nil Karaibrahimgil'i dinlediniz mi?

Ben artık kendimi bile dinleyemiyorum...

Peki siz kimleri, hangi sanatçıları dinlemeyi seviyorsunuz?

Ben kaynak kişileri dinlerim. Yani aşıkları dinlerim. Aşkını tanıyarak ifade edenleri dinleyebiliyorum. Başka kimse beni pek etkilemiyor. Ben üreten kişileri dinleyebiliyorum.

Peki siz engin bilginizi paylaşmak, gelecek nesillere aktarmak için kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

Eserlerim ve benim hakkımda üç tane kitap yazıldı. Bu kitaplar benim aktarımım değil. Kitaplardan birinde, yaklaşık 200 şiirim var. Ama tabii ki kendi aktarımımla bir kitap yazmak istiyorum. Türkülerimin, benim çalıp söylediğim gibi notalandırılıp kitaba aktarılmasını tabii ki istiyorum.

Türkülerinizi bir başkası okuduğunda neler hissediyorsunuz? Kendiniz okuduğunuzda hissetiğiniz gibi şeyler hissedebiliyor musunuz?

Cevabımı şu sözlerle vereyim: "Bir çocuğu anası kadar hiç kimse sevemez. Ancak hissederek türküyü okuyan kişiyi kendimize yakın görüyoruz...

Müzik hayatınız boyunca birçok farklı olaya tanıklık ettiniz. Müzikteki teknik gelişmeyi, yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Müzik devamlı yenilik ister. Ben zaten müzik şirketleri kapandığından beri yeni türküler vermiyorum kimseye. Bu nasıl olur diye sorarsanız müzik firmalarının yaşaması için alıcıların sanatçısını desteklemesi lazım. CD'sini, kasetini alması lazım...

Sizce artık müziği çok mu çabuk tüketiyoruz?

Yaradan bize sevgi vermiş. Bu sevgileri çoğaltmak var, bitirmek var. Sevgisi az olanların eserleri ömrü kısa oluyor. Sevgisi bitmeyen, derin olanların şarkıları, türküleri uzun ömürlü oluyor bana göre.

DEVLET SANATÇISI DEĞİLİM

Halkın çok sevdiği bir isimsiniz. Çok büyük bir sanatçısınız... Ancak sizin de yaşadığınız kırgınlıklar var mı?

Ben, halkımızın ekmeğini yiyerek bugüne geldim. Daha devletimizin kasasından bir kuruş bile almadım.

'Devlet sanatçısı' değil misiniz?

Hayır efendim. Ne demek devlet sanatçısı... Hepimiz devletin sanatçısıyız. 'Devlet sanatçısı' ifadesi bana ayrımcılık yapmak gibi geliyor. Bana da teklif edildi. Ancak ben 'devlet sanatçılığını' kabul etmedim. Ben devlet sanatçısı olacağım, öteki kimin sanatçısı peki? Ben bir halk sanatçısıyım.

Sizin gibi bir kişinin aşk üzerindeki düşünceleri nedir?

Yaşadığım aşktır, bana çaldırıp, beni söyleten... Ondan başka da ne kitap okudum, ne mektebe gittim.

Peki şu anda, günümüzde böyle yüce aşklar var mı?

Bilmiyorum... Bazen kendimizi bile bilmeden ölüp, gidiyoruz. İnsanlar kendini bilebilseydi dünyada kavgalar, haksızlıklar olmazdı. Çok hümanist, hoşgörülü bir insansınız...

Sizin gibi biri kimlerden etkileniyor peki?

Herkesi etkileyen, beni de etkiliyor. Delikanlı zamanımızda aşık olduğumuz kişi en çok etkiliyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89