• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 19 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 11 °C
  • İzmir 17 °C
  • Berlin 13 °C

Mehmet Altan savunma yaptı

Mehmet Altan savunma yaptı
Altanlar ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 17 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması üçüncü gününde devam etti

Aralarında Ahmet Altan, Mehmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da bulunduğu 17 kişinin “darbeye iştirak” suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşmasında yazar ve akademisyen Mehmet Altan savunmasını yaptı.
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Pazartesi günü görüşülmeye başlanan davanın ilk duruşmasının üçüncü gününde söz alan Altan, savunmasına başlarken mesleği sorulunca "Üniversite hocasıydım, KHK ile atıldım,” dedi.
 
Altan Fransız filozof Jean-Jacques Rousseau ve Necip Fazıl’dan alıntılar yaparak hakkındaki suçlamaları reddetti; ‘’Rousseau eğer 1763 yılında yazdığı Toplum Sözleşmesi isimli eserindeki bazı ifadeleri bugün yazmış olsaydı tutuklanıp Silivri’ye gönderilir ve üç müebbetle yargılanırdı’’ dedi.
 
“Tabii ki FETÖ’cü bir darbeden haberdar değildim ama hukuk devletinin ne olup ne olmadığını gayet iyi biliyorum. ‘Demokrasinin katledilişine’ alkış tutmadığım için burada olduğumun bilincindeyim” diyen Mehmet Altan, “İddianameye göre İslamcılıkla alakam yok. Ama yine aynı iddianameyle ‘teokratik bir devlet kurmak’ için ‘kanlı ve vahşi bir darbe girişimine’ zemin hazırlamak gayreti içinde olmakla suçlanıyorum. İddianamenin 155. sayfasında FETÖ/PDY örgütünün amacı; ‘Şer’î yasaların hâkim olduğu teokratik bir devlet kurmak...’ olarak tanımlanıyor. Sosyal yaşantım nedeniyle üye olamayacağım bir İslamcı terör örgütü, teokratik devlet kursun diye mi darbe zeminini yaygınlaştıracağım?” diye sordu.
 
2012 yılından beri hiçbir gazetede yazmamasına rağmen “darbenin medya ayağına” dahil olmakla suçlandığını söyleyen Altan, hiçbir muvazzaf asker tanımadan, darbe girişiminde rol oynayan kimseyi bilmeden, “darbeden önceden haberdar olduğu” iddiasının ileri sürüldüğünü anlattı.
 
“Gözaltına alınmamdan bugüne kadarki yaşadıklarım düpedüz hürriyeti tahdit eylemidir, TCK 77'de tanımlanan suçun mağduruyum,” diyen Altan, “Bugün görüyorum ki hoşlanılmayan demokratlar, eleştiri yapan özgürlükçüler suç işlememelerine rağmen zorla susturuluyor. Allah’ın lütfu olduğu söylenen bu dönem hoşa gitmeyen seslerin cezalandırılmasına yöneldi. Ben cezalandırılmak istenenlerdenim,” dedi.
 
Dün “askerî vesayet" tarafından andıçlandığını, bugün ise aynısının "siyasi vesayet" tarafından yapıldığını söyleyen Altan, “Yakın zamanda Darbeler Komisyonu'na çağrıldım. Resmî kabulle, teşekkürle. Ne oldu da birdenbire darbeci oldum?” diye sordu.
 
Altan, iddianamedeki suçlamaların çıkış noktasının kendisinin darbeyi önceden bildiği iddiası olduğunu ancak bu iddiayı destekleyen hiçbir kanıtın bulunmadığını, bu tezin savcılığın görüşünden ibaret olduğunu söyledi.
 
14 Temmuz 2016 tarihinde Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak ile beraber katıldığı televizyon programında askerlerin siyasete müdahalesine yol açabilecek adımların eleştirildiği ve böylesi adımların yol açabileceği tehlikeler hakkında uyarılar yapıldığını söyleyen Altan, “Uyarı ile darbeye zemin mi hazırlanır?” diye sordu.
 
Altan kapatılan Can Erzincan TV’de yayınlanan program hakkında sorguda, o programın her perşembe düzenli olarak yapıldığını söylemesine rağmen darbe girişiminden bir gece önce özellikle yapılmış gibi algı operasyonu yapılmasını eleştirdi, “Program her hafta olduğu gibi perşembe ve her haftaki saatinde yapılmıştır. Farklı gösterip kasıtlı çarpıtmanın anlamı nedir?” diye sordu.
 
Darbeyi önceden bildiği suçlamasını reddeden Altan, darbe girişiminden önce Turgay Güler, Cem Küçük, Fuat Uğur gibi yazarların darbeyi haber veren yazılarından bölümler okudu.
 
Can Erzincan TV’nin devlet denetiminde yayın yaptığını söyleyen Altan, abisi Ahmet Altan’ın programa yaklaşan Balyoz davası ve yeni çıkan kitabı nedeniyle konuk olarak çağrıldığını anlattı.
 
"Darbeyi önceden bildiğimiz iddiası bir niyet okuma, o niyetin de yanlış okunması çabası olarak karşımıza çıkıyor,” diyen Altan, Ahmet Altan’ın programda darbenin önünü açabilecek girişimlere karşı uyarıda bulunduğunu söyledi.
 
Altan, “Ahmet Altan programda ‘Seçim geliyor, iki sene sonra seçimde ne olacağını kimse bilemez’ diyor. Darbe olacağını bilen biri iki yıl sonraki seçimden, parlamentodaki muhtemel meşru gelişmelerden söz eder mi?” diye sordu.
 
Programdaki yorumları hakkında ise Altan, “Ben bunları derste anlatıyorum, Montesquieu, Rousseau… Bunlar tutuklama nedeni,” diye konuştu.
 
10 yıl öncesinden dokuz kişiyle yaptığı çok az sayıdaki telefon görüşmesi kayıtlarının iddianameye delil olarak konulduğunu söyleyen Altan, ‘’bu kişilerle telefon görüşmesi yapmak suçsa bu kişilerle görüşen diğer kişilerin de tutuklanması gerekmez mi’’ diye sordu.
 
1 dolar suçlaması
 
Evinde bulunan 1 dolar iddiasıyla ilgili olarak da evinde yurtdışı seyahatlerinden kalan çok sayıda ülkenin bozuk parasının bulunduğunu söyleyen Altan, 15 Temmuz darbe girişimiyle kendisinin gözaltına alınması arasında iki ay süre olduğunu, bu süre boyunca 1 dolar meselesinin yoğun olarak gündemde olduğunu ancak suçlu olmadığı için evindeki 1 dolarları yok etmediğini anlattı.
 
“Bugün olsa evimde o paralar gene dururdu,” diyen Altan, “Ben suçlu değilim, yok etmeyi kendime yakıştıramam” dedi.
 
Duruşmanın bugün yapılacak son bölümünde Ahmet Altan’ın savunma yapması bekleniyor. Altan kendi talebi üzerine duruşmaya SEGBİS sistemiyle Silivri’den katılıyor. (PUNTO24)

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89