• BIST 108.318
  • Altın 145,192
  • Dolar 3,5035
  • Euro 4,1214
  • İstanbul 26 °C
  • Diyarbakır 37 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 30 °C
  • Berlin 17 °C

İhsan Arslan beni öldürtmek istedi

İhsan Arslan beni öldürtmek istedi
Tuncay Özkan Ak Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan tarafından öldürtülmek istendiğini, bunun delillerinin "Matkap" davasında olduğunu ileri sürdü.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada savunmasını yapan Özkan, iddianameyi ve hazırlayan cumhuriyet savcılarını eleştirdi. Suçu konusunda hala bilgi sahibi olmadığını iddia eden Özkan, suçunu öğrenmek için 70 sayfalık dilekçe verdiğini söyledi.

Özkan, ''TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek''le suçlandığını belirterek, matbaa ustası olan ve kurşun zehirlenmesi nedeniyle kanser olup 42 yaşında ölen babası Ziya Özkan'ın, TBMM çalışanı olduğunu kaydetti.

ELİNİZDE BİR DON LASTİĞİ NEREYE UZARSA ORAYA ÇEKİYORSUNUZ

Meclis'in her bir karesinde çocukluğunun geçtiğini anlatan Özkan, ''Bahçesindeki ağacın dalından elma koparıp yedim. İlk sapanımı meclisin bahçesindeki ağacın dalından yaptım. Babam 42 yaşında öldüğünde TBMM'nin bize bağladığı dul ve yetim aylığı ile okuduk. TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs ettiğim iddiasını bana nasıl yazarlar? TBMM'de en son görevim Cumhuriyet Gazetesinin parlamento şefliğiydi. Böyle bir suçlamanın olması için vicdansız olmak lazım. Bahçesine kadar tanıdığım, ağacından meyve koparıp yediğim o meclisi, benim tarafımdan ortadan kaldırmaya götürüyorlar. Elinizde bir don lastiği, nereye uzarsa oraya çekiyorsunuz'' görüşünü savundu.

ERGENEKON VAR AMA ALGILAYAMIYORLAR

Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in dün duruşmaya gözlemci olarak katılan CHP milletvekillerinin ''milletvekilliklerinin düşürülmesi talebini'' eleştiren Özkan, ''Duruşmada aleniyet varsa, TBMM iç tüzüğü gereğince de üyeleri denetim faaliyetlerini yürütebilir. Demokrasi dersi verenlerin demokrasiyi iyi öğrenmesi gerekir. Metinlerin arkasına dayanılarak politika yapılmaz. Savcılık makamı dün siyaset yapmıştır. Biz hukuk arıyoruz, onlar politika yapıyor. Ergenekon iddianamesi büyük bir hatayla başlıyor. Savcılık makamının algıladıklarına değil, algılamadıklarına hayranım. Savcılara göre bu sanıkların yapamadıkları bir şey yok. İddianamede bir kahraman yaratılıyor. Pelerinleri var uçar diyorlar. Anlayamadıklarına da Ergenekon diyorlar. Ergenekon diye bir şey var ama algılayamıyorlar'' iddiasında bulundu.

''Savcılar, iddianamenin hem efendisi, hem kölesi olmuştur'' görüşünü ileri süren Özkan, iddianameyi ölü doğan bir bebeğe benzetti.

MUHARREM AYINDAYIZ BİZİM İFTARIMIZA DA BEKLERİZ

''Alevi olmak''la suçlandığını anlatan Özkan, ''Muharrem ayındayız, buyurun, bize de iftara bekleriz. İnançlarımızdan dolayı da mı sorgulanacağız? Ben gözaltına alınacağımı biliyordum. Çıktım, televizyonda söyledim. Ben doğruluk için burada varım'' dedi.

Özkan, iddianamenin siyasi bir plan olduğunu ileri sürerek, şunları savundu:

''Özgür, cesur, mert ve yazdıklarına güvenilen bir iddianame için çok şey feda edebilirim. Demokrasi güvercinini, Recep'in tavuğu haline getirmeye çalışıyorlar. Ben bunu kabul etmem. Yeminle söylüyorum, özür dileyecekler. Herkes ölümlü, güç dediğiniz şey ateşten bir top. Kimin elinde çok kalırsa yakar. Savcılık içinde bulunduğu durumdan kurtarılmalıdır. Umarım yanlış anlamazlar ve bataklıktan çıkmak için dost elimi tutarlar. Bu kinle, bu sevgisizlikle gidecekleri bir yer yoktur.''

Tutuklu sanık Tuncay Özkan, ''Beni gönderecekleri Silivri'den öteye bir yer var mı? Buradan öteye Silivri'ye yaptıracağınız bir mezarlık kaldı. Ona da varım. Savcılığın tutumuna ilişkin söyleyeceklerim bunlardır'' diye konuştu.

Mahkeme heyetine de seslenen Özkan,''Lütfen bana söyleyin, benim hatam ne? Ben nerede yanlış yaptım? Niye öyle bakıyorsunuz? Okuyup kabul ettiğiniz metin bir politik metin. Bu iddianame Türk hukukunun Kerbelasıdır. Zulmüyle hatırlanacaktır. Her şey unutulur, bu zulüm hatırlanır'' iddiasında bulundu.

BENİ ÖLDÜRECEKLERDİ

Özkan, ''Niye burada olduğumun delillerini sunacağım. Beni öldüreceklerdi, onun için buradayım'' dedi.

Savunmasının aynı zamanda manifestosu da olacağını ifade eden Tuncay Özkan, AK Parti Diyarbakır milletvekili İhsan Arslan’ın kendisini öldürtmek istediğini öne sürerek bunun delilerinin de Matkap Operasyonu Davası'nın dosyasında bulunduğunu söyledi. Kanaltürk Televizyonu’nda bir programın yayınlanmaması için birçok kişinin araya girdiğini, çok paralar teklif edildiğini ifade eden Tuncay Özkan, "Ancak kabul edilmeyince AKP Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, Muşlu bir korucu aile ile beni öldürtmek içini anlaşmış. Görüşmeler yapılmış. Telefon dinlemeleri yapılmış. Aynı çete Kapalıçarşı’daki bir kuyumcuyu kaçırmak içinde görüşmeler yapmış. Ben bu olayla ilgili olarak savcı Hikmet beye ifade verirken Savcı Zekeriya Öz de odaya geldi. İfademi dinledi. Bu ifadem Matkap davasının dosyasında var. Matkap dosyasını getirtin. Bu mafya liderini dinleyin. Zekeriya Öz’ü de dinleyin lütfen. Ben niye burdayım? Beni öldüremedikleri için burdayım" dedi.

''HRANT DİNK'İ KATLEDENLER NAMUSSUZDUR"

İkinci ''Ergenekon'' davasının tutuklu sanığı gazeteci-yazar Tuncay Özkan, ''Hrant Dink, Ermeni sorununun emperyalist güçlerin bir oyunu olduğunu bilen ve karşı çıkan tek Ermeni aydındır'' dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunmasını yapmaya devam eden Tuncay Özkan, küfürlü telefon konuşmalarının iddianameye konulmamasını savcılardan rica ettiğini belirterek, ''(Koymayız) dediler, koydular. Bu iddianame, hukuku olmayan, sosyal sonuçları değiştirmeye çalışan bir iddianamedir'' diye konuştu.

İddianamedeki ''terör'' tanımının Türk Dil Kurumu sözlüğündeki ''özgürlük'' tanımıyla aynı olduğunu ileri süren Özkan, ''Özgürlük istemek suç mu? Ben Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın her bir maddesinin savunulmasına, vatan savunması olarak bakıyorum. Dünyanın en azılı teröristi benim. Bu Anayasa'yı ortadan kaldırıp yerine ne getireceğiz? Hiçbir şey yok, ama ben buradayım. Böyle dava olur mu, böyle yargılama olur mu?'' şeklinde konuştu.

Özkan, dönemin Başbakanı Turgut Özal ile ilgili anılarını da anlattığı savunmasında, ''Özal, bir toplantı yapacağı zaman ben gelmeden başlamazdı. (Tuncay geldi mi?) diye sorardı. Çünkü ben Cumhuriyet Gazetesi'ydim. Cumhuriyet Gazetesi muhalifti. O, muhalefet olmadan kendisinin de olamayacağını bilirdi. Şimdikiler bu nedenle onun çeyreği bile olamazlar'' dedi.

Erzincan'ın Kemaliye ilçesindeki bir Türkmen köyünden olduğunu belirten Özkan, ''O yöreleri iyi bilirim. Her dağı bilirim, madenlerini, bitkilerini bilirim. Sarıkızı bilirim. Sarıkız, bizim yörelerde bitkidir. Fırat Nehrinin üzerine o ottan dökerdik, balıklar suyun üstünde bayılırdı, yakalardık. Onu bilirim'' şeklinde konuştu.

Özkan, Hrant Dink'in dostu olduğunu ifade ederek, ''Onu katledenler namussuzdur, şerefsizdir. Yazdığım 'Yaraya Tuz Bastım' isimli kitapta ondan da alıntılar vardır. Hrant Dink, Ermeni sorununun emperyalist güçlerin bir oyunu olduğunu bilen ve karşı çıkan tek Ermeni aydındır'' dedi.

''Ararat'' isimli filmi yayınlamak istemeleri üzerine ''provokasyonlar olur'' diye kendisine uyarılar yapıldığını öne süren Özkan, filmi yayınladıktan sonra herkesin filmin ne kadar yanlış olduğunu anladığını ifade etti.

Muharrem ayında, ''Ramazan sohbetleri'' programı yapmayı düşündüğünü dile getiren Özkan, uyarılar aldığını, ancak programı yayınladıklarını ve hiçbir şey olmadığını söyledi.


AK Partili Arslan'dan Tuncay Özkan'a cevap

AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, "İkinci Ergenekon davasında, Tuncay Özkan'ın savunmasında kullandığı 'Kanaltürk Televizyonunda bir programın yayınlanmaması için çok paralar teklif edildi. Kabul etmeyince AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, Muşlu bir korucu aile ile beni öldürtmek için anlaşmış' yönündeki şahsıyla ilgili iddiaların kesinlikle yalan ve büyük bir iftira olduğunu" bildirdi. 

Arslan, yaptığı yazılı açıklamada, tutuklu sanık gazeteci-yazar Tuncay Özkan'ın, İkinci "Ergenekon" davasının dünkü duruşmasında yaptığı açıklamalara yanıt verdi.

İhsan Arslan, "İkinci Ergenekon davasında, Tuncay Özkan'ın savunmasında kullandığı 'Kanaltürk Televizyonunda bir programın yayınlanmaması için çok paralar teklif edildi. Kabul etmeyince AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, Muşlu bir korucu aile ile beni öldürtmek için anlaşmış' yönündeki şahsımla ilgili iddiaları kesinlikle yalandır. Büyük bir iftiradır. Dolayısıyla çamur at izi kalsın anlayışıyla yapılan bu karalamalar ve iddiaları reddediyorum" dedi.

Arslan, "İftiraların sahibi Tuncay Özkan'la bugüne kadar hiçbir tanışıklığımız, hiçbir ilişkimiz olmamıştır. Hiçbir şekilde bu konularla ilgili hiç kimseyle görüşmem olmamıştır ve olamaz. Kimseye para teklif etmedim. Tuncay Özkan'a fiziki zarar vermeyi aklımdan bile geçirmedim. Böyle bir konunun şakasının bile çirkin olduğuna inanırım. Çünkü ben insan hayatının kutsiyetine ve her şartta korunması gerektiğine inanan bir düşünceye sahibim. Böyle bir davranışı tasvip etmem mümkün değildir. Tuncay Özkan iddiasını ortaya atarken elinde telefon kayıtları varsa madem bunları neden ortaya koymuyor? Veya bugüne kadar neden beklemiş?" diye sordu.

Şahsını hedef alan bu sözlerin "iftira" olduğunu dile getiren, bu iftiralar karşısında sessiz kalmasının söz konusu olamayacağını ifade etti.

Söz konusu televizyon yayınında kendisine yönelik iftiralar bulunduğu için savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu anlatan İhsan Arslan, Tuncay Özkan'ın mahkemede söylediği sözlerle ilgili de savcılığa başvuracağını bildirdi. Arslan, "haklarını savunmak ve korumak için yargıya başvurmaktan ve hukuka güvenmekten başka yol olmadığına inandığını" kaydetti.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89