• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 18 °C
  • Diyarbakır 22 °C
  • Ankara 15 °C
  • İzmir 23 °C
  • Berlin 11 °C

Gerçeker: Dedikodu kanıt değil

Gerçeker: Dedikodu kanıt değil
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yeni adli yılın başlaması nedeniyle Yargıtay'da düzenlenen törende bir konuşma yaptı.

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, adli yılın açılışı töreninde yaptığı konuşmada isim vermeden Ergenekon soruşturmasına değinerek, “Dedikodu kanıt değildir. İddianamenin dayanakları arasında yer alamaz” dedi.

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, yeni adli yılın başlaması nedeniyle Yargıtay'da düzenlenen törende bir konuşma yaptı.

Yargıtay Başkanı Gerçeker, özetle şunları söyledi: “Cumhuriyet ve demokrasi kavramları üzerinde durmak istiyorum. Son zamanlarda bu kavramlarda yoğun tartışmaların olduğu, bu kurumların birbirine karşıtmış gibi gösterdiği, cumhuriyetin demokrasiyi yok edici bir fonksiyonu olduğu belirtilerek, bu kurumun yıpratılmaya çalışıldığı görülmektedir. Cumhuriyet ve demokrasi birbirinden birbiriye ayırmaya, üniter yapımızı yıpratmaya yönelik düşünceleri doğru bulmuyoruz. Vatan millet sevgisi modası geçmiş bir duygu degildir. Vatan millet sevgisi ilkel modası geçmiş bir duygu değil. Özgürlükçü demokrasinin ve toplumların geleceğinin de vazgeçilmez güvencesidir.

YARGININ GÖRÜŞLERİ BAKANLIĞA GÖNDERİLDİ

Bu değerleri korumak ve güçlendirmek için çaba sarf etmek hepimize düşen en önemli görevlerden birisidir. Yargı reformuna ilişkin düşüncelerimizi aktarmak istiyorum. Hukuk devleti olmanın ön koşulu ve adil yargılanmanın temel güvencesi yargı bağımsızlığı olduğuna göre, yargıçlar hem bireysel hem de kurumsal olarak yargı bağımsızlığı temsil etmekte hem de koruma altında tutmaktadırlar. Adalet Bakanlığı tarafından Türk yargısının bağımsızlık, tarafsızlık ve etkinliğinin sağlanması yargıya güvenin arttırılması ve adalete erişimin kolaylaştırılması temel amaçları doğrultusunda hazırlandığı belirtilen yargı reformu stratejisi taslağı geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu gündeminde yer aldıktan sonra Adalet Bakanlığı tarafından Yargı Stratejisi eylem planı kamuoyuna duyurularak anayasa mahkemesi’nin uluslararası belgeler ışığında görev tanımının yeniden belirlenmesi ve buna bağlı olarak yeniden yapılanması konusunda da çalışmalar yapılacağı açıklanmıştır. Adalet Bakanlığı’nın daha önce hazırladığı Yargı Reformu Stratejisi taslağı ile ilgili görüşlerimiz yargı bağımsızlığına aykırı bulduğumuz hususlar bir rapor halinde Adalet Bakanlığına gönderilmiş bulunmaktadır.

Görüşlerimiz alındıktan sonra düzenlenen ve Bakanlar Kurulun’a sunulan yargı reformu stratejisi ve yargı reformu stratejisi eylem planı önceki stratejik rapora göre bir kısım iyileştirici görüşler içeriyorsa ve bunlarda da katılmadığımız yargı bağımsızlığı kuvvetler ayrılığı ilkelerine aykırı bulduğumuz bazı hususlar bulunmaktadır. Bunlara ana hatları ile değinmek istiyorum. Yargı ile ilgili olarak anayasamız da ve diğer yasalarda yapılacak değişikliklere temel oluşturacak reform stratejisinin yüksek yargı organlarının görüşleri alınmadan hazırlanılması düşünülemeyeceğinden bakanlıkça hazırlanan taslağın tüm yüksek yargı organlarına ve bu arada Yargıtay’a da gönderilerek görüş öneri ve eleştirilerin istenilmesi sonrasında da düzenlenecek geniş katılımlı bir toplantıda tartışılıp değerlendirildikten sonra taslak belgeye son şeklinin verileceğinin açıklanmış olması demokratik katılım ve yargı ile yürütme organları arasındaki işbirliğinin sağlanması açısından son derece olumlu karşılanmıştır.

SAVCILARIN GÜVENCESİ YARGI VE YASAMA ERKİ EŞİT KONUMA GELİRSE OLUR

Hukuk ve yargı sisteminde reforma yapılabilmesinin yolu tüm reform çalışmalarında olduğu gibi öncelikle sonunun hangi noktalarda yoğunlaştığının doğru olarak sağlanmasından geçer. Hukuk devleti olmanın başka bir ifade ile hukukun üstün tutularak yaşamın her alanında egemen kullanılmasının olmazsa olmaz koşulu yargı erkinin görevini yaparken bağımsız yansız ve bu işleri doğrudan yerine getiren hakim ve Cumhuriyet savcılarının güvenceli olmalarıdır. Bunu sağlamanın yolu yargı erkinin yasama ve yürütme erklerinin etki alanından uzak tutulması bu iki erkin alt ya da üst derecesinde değil, ancak eşit bir konumda bulunması ile mümkün olduğunun net bir biçimde algılanmasıdır.

DÜZENLEM AB YOLUNDAKİ TÜRKİYE İÇİN GEREKLİDİR

Adalet Bakanlığı’nda hazırlanan yargı reformu stratejisi taslağının Türkiye Cumhuriyet ile Avrupa Birliği arasında anılan birliğe üyelik yolunda sürdürülen müzakereler kapsamında hazırlandığı bilindiğinde söz konusu taslakla ilgili değerlendirmenin Avrupa Birliği’nde düzenlenen istişare ziyaret raporları ile tarama ve ilerleme raporlarında yer alan ve doğrudan yargının bağımsızlığının güçlendirilmesi tarafsızlığın geliştirilmesi verimliliğin ve etkinliğin arttırılmasına yönelik bulunan beklentiler dikkate alınarak yapılması uygun bulunmuştur. Anayasa’da düzenleme yargı yetkisi olarak yapılmalıdır. Yetki ve görev alarak düzenleme yerinde değildir. Zira yetki kavramı görevi de içermektedir. Tarihsel gelişimizde yargı yetkisi yasama gibi milletten aldığı gibi Anayasamızda yetki kavramına yer verilmiştir. Kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı ilkelerinin gereği de budur. Yargı mensuplarının özlük haklarının statülerine uygun olarak diğer kamu görevlilerinden farklı ve ayrı özel bir yasa ile düzenlenmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin mevcut üye sayısı çoğaltılabilir.

PARLAMENTO'NUN ÜYE SEÇMESİ YARGIYI SİYASALLAŞTIRIR

Ancak parlamento tarafında Anayasa Mahkemesi’ne üye seçilmesi yerinde değildir. 1961 Anayasası döneminde getirilen bu şekildeki düzenleme ortaya çıkan bir çok sakıncalar nedeni ile 1971 yılında yapılan değişiklikle terk edilmiştir. Uygulanmış fakat olumsuzlukları nedeni ile terk edilmiş bulunan bir konunun yeniden gündeme getirilmesi doğru görülmemektedir. Böyle bir uygulama kaçınılmaz olarak yargının siyasallaşması eleştirilerini de gündeme getirecektir. Askeri yargı ve düzenlemelerinde bir bütünlük içinde demokratik hukuk devletinin gereklerine uygun olarak Anayasa değişiklikleri ile birlikte yapılması bu konudaki tartışmaları sona erdirecektir.

HSYK'YA BAKAN'IN BAKANLIK ETMESİ YARGI BAĞIMSIZLIĞINI ZEDELER

Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi , hakimler ve savcılar yüksek kurulunun objektiflik tarafsızlık ve şeffaflık temelinde geniş tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılması ve kararlarına karşı etkili itiraz sistemi getirilmesi. Yargı bağımsızlığının tam olarak sağlanması ya da güçlendirilmesi yargının en önemli sorunları arasındadır. Bu anlamda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yeniden yapılandırılması ihtiyacı tüm adli yılı açılış konuşmalarının odağını oluşturmaktadır. Taslakta Adalet Bakanı’nın kuruldaki varlılığının korunduğu ve demokratik meşruiyet için bunun gerekli olduğu vurgusuna yer verildiği görülmektedir. Bununda ötesinde Adalet Bakanının kurul başkanı olarak statüsünü devam ettireceği öngörülmüştür. Hakim ve savcıları mesleğe kabul etme atama nakletme, geçici yetki verme, yükseltme, birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, görevden uzaklaştırma işlemleri bakımından tam yetkili olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na Adalet Bakanı’nın başkanlık etmesi yargı bağımsızlığını zedeleyen bir olgudur.“

GERÇEKER'DEN ERGENEKON SORUŞTURMASINA ELEŞTİRİLER

Soruşturmanın gizliliği gerekçesi çok insancadır çok güçlüdür çok tutarlıdır. Kuşkulunun şerefi örselenmemeli suç işledikleri sanılan insanlar incitilmemeli lekelenmemeli ön soruşturma asla bir güç gösterisine dönüştürülmemelidir. Özellikle mekan ve konut dokunulmazlığını çiğneyen arama ve mülkiyet hakkını örseleyen el koyma.

DEDİKODU KANIT DEĞİLDİR İDDİANAMENİN DAYANAĞI OLAMAZ

Zorunlu olduğunda başvurulması gereken son çaredir, sıradışıdır. Öyleyse özenle kullanılması gerekir. Bunlar asla bir cezaya yaptırıma kurala dönüşmemeli gözaltı, tutukluluk süresi gereksiz yere uzatılmamalıdır. Dedikodu kanıt değildir, iddianamenin dayanakları arasında yer alamaz. Anayasal düzene karşı suçları bizzat savcı soruşturmak zorundadır, kolluk ifade alamaz. Herkesin ve özellikle tutuklu bulunan kuşkuluların iddianameleri makul sürede yazılmalıdır."

Yargıtay Başkanı'nın konuşması devam ediyor.

Törene Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, CHP lideri Deniz Baykal, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, eski Adalet Bakanı Sami Türk, Vural Savaş ve yargı üyeleri katılıyor.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89