• BIST 108.594
  • Altın 144,644
  • Dolar 3,4937
  • Euro 4,1115
  • İstanbul 20 °C
  • Diyarbakır 33 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 27 °C
  • Berlin 18 °C

44 kişiyi namus yüzünden öldürmüşler

44 kişiyi namus yüzünden öldürmüşler
Bilge köyü davasında hakim karşısına çıkan sanıklardan 3'ü, saldırıyı namus meselesi yüzünden yaptıklarını itiraf ederken, 8 sanık ise suçsuz olduklarını öne sürdü.

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Mardin'in Mazıdağı İlçesi Bilge Köyü'nde 44 kişinin öldürülmesi olayının tutuklu sanıklarından "Şıh Mehmet" lakaplı M.Ç. Mardin Cumhuriyet Savcılığı'na verdiği ilk ifadesinde suçlamaları kabul etmeyerek, köyü teröristlerin bastığını, olay sonrası kendilerinin katliam evine giderek yaralılara yardım ettiğini ileri sürüp suçlamayı kabul etmemişti. Ancak bugün hakim önünde suçunu itiraf ederek olayın namus cinayeti olduğunu söyledi.

ERKEKLERİ BEN ÖLDÜRDÜM, KADINLARI KARDEŞİM

Milliyet'te yer alan habere göre; M.Ç. katliamın namus meselesi yüzünden olduğunu, karısı F.Ç. ile öldürülen Fesih Çelebi arasındaki ilişkiden kaynaklandığını ileri sürdü. M.Ç. savunmasında, planı önceden yaptığını söyleyerek, "Karımla ilişkisini duydum. Bu cinayetleri işlemeye karar verdim. Oğlum M.Ş.Ç. ve kardeşim A.Ç. (Abdulhakim) ile birlikte olayı biz yaptık. Nişanevine gittik. Erkeklerin olduğu tarafı ben taradım. Bir ara kurşunum bitti. Geri kalan 2 kişiyi de oğlum vurdu. A.Ç.' yi de kadınların tarafına gönderdim. Orayı da tarattırdım. Erkeklerin tarafından da çıkan olursa onları da vur dedim" diye konuştu.

8 SANIK SUÇLAMAYI KABUL ETMEDİ

M.Ç.'nin ifadesinin ardından M.Ş.Ç. ile A.Ç.' de aynı ifadeyi verip, suçlamaları kabul etti. Diğer 8 sanık ise suçsuz olduklarını ileri sürdü.

KÜRTÇE TERCÜMANI HAKİM KULLANDIRTMADI

Bu arada çok az Türkçe bildiğini, bu nedenle ifadesini Kürtçe vereceğini söyleyen S.Ç.' nin daha önceden de cezaevi savcılığına benzer dilekte bulunduğu belirtildi. İfadesini Kürtçe vermek isteyen S.Ç. kimlik ve adres bilgilerinin alınması sırasında Türkçe konuşması üzerine Mahkeme Başkanı Hakim Hüseyin Turgut Bayraktar, "Sen iyi Türkçe konuşuyorsun" dedi. İfade sırası geldiğinde de salonda hazır bulunan polis memuru olduğu öğrenilen tercümanı kullandırtmadı. Sanığı ifadesini Türkçe aldı. S.Ç.'nin de ifadeyi verirken, olayla bir ilgisinin bulunmadığını söyleyerek, olay günü başka biryerde olduğunu dile getirmesi sırasında zaman zaman düzgün Türkçe konuşması dikkat çekti. Kürtçe bilen ve polis olan tercümanda duruşma süresi boyunca salonda hazır bekledi.

5 SAAT 10 DAKİKA ARALIKSIZ İFADE ALINDI

Katliamla ilgili duruşmaya mahkeme heyeti aralıksız devam ederek 5 saat 10 dakika ifade aldı. Bu süre içerisinde sanıkların ifadesi tamamlandı. Mağdur taraftanda birkaç kişi dinlendikten sonra duruşmaya saat 14.50 sıralarında 15 dakika ara verildi. Bu sırada da adliye binası içerisinde ve dışındaki güvenlik güçleride dışardan içeri, içerden de dışarı çıkılmaması konusunda çok dikkat gösterdi. Çıkan kişilerinde yeniden üst araması yapıldı.

Tutuklu 11 sanık Çorum Adliyesi'ne getirilirken ve binaya girerken hem jandarmanın hem de polisin olağanüstü güvenlik önlemi alması dikkat çekti. Sanıklar adliye binasının arka kısmındaki kapıya kadar cezaevi aracı yanaştırılıp jandarmanın oluşturduğu güvenlik koridorundan içeri alındı. Bu arada sanıklardan birinin gülerek inmesi dikkat çekti.

KAMERA KAYDI

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde süren davada 13 sanığın ifadeleri tamamlandı. Yaklaşık 4.5 saat süren sanıkların ifadesi tek tek alındı. Mahkeme başkanı duruşmaya ara vermeden mağdur ifadelerinin alınmasına karar verdi. Sanıkları temsilen 11 avukat görev yaptı. Mağdurları temsilen ise 3'ü Mardin, 2'si Çorum Barosu'ndan olmak üzere 5 avukat görevlendirildi. Ancak Mardin'den gelen avukatlardan birinin yerine başka bir avukat yetki belgesiyle duruşmaya girdi. Mahkeme heyeti bunu kabul etmedi.Bu arada adliyeden dışarıya sadece ihtiyaç için çocukların polis nezaretinde çıkışlarına izin verildi. Ayrıca duruşma salonunda bulunan kamera, baştan sona kayıt yaptı.

KÜRTÇE BİLEN POLİSLER GÖREV YAPTI

Çorum Ağır Ceza Mahkemesi'nde Bilge Köyü'ndeki 44 kişinin öldürülmesiyle ilgili dava devam ederken dışarda alınan geniş güvenlik önlemleri sayesinde kuş uçurtulmadı.Emniyet Müdürlüğü'nün duruşma nedeniyle adliyede Kürtçe bilen polisler de görevlendirmesi dikkati çekti. Adliye içinde ve dışında yaklaşık 30 Kürtçe bilen sivil ve resmi polis görev yaptı.

KATLİAMIN NEDENİ TESPİT EDİLEMEDİ

Mardin Cumhuriyet Savcısı Maruf Türker tarafından hazırlanan 43 sayfalık iddianameye göre katliamın nedeni henüz tespit edilemedi. İddianamede olayın meydana geldiği Mazıdağı İlçesi'ne bağlı Bilge Köyü'nde yapılan araştırmada, 'Maktuller ve aileleri ile şüpheliler ve aileleri arasında suçun işlenmesi açısından bir husumetin bulunmadığı'nın tespit edildiği kaydedildi.

İddinamede adı açıklanmayan bir tanık ise, 'Şıh Mehmet' lakaplı M.Ç.'nin eşi F.Ç.'nin saldırıda hayatını kaybeden Fesih Çelebi ile ilişkisi olduğunu ve katliamın bu yüzden yapıldığını ileri sürdü. Ancak, söz konusu iddianın taraflara sorulduğu ve hiç birinin doğrulamadığı ifade edildi. Yasak ilişki konusunu yalanlayan F.Ç. ifadesinde kendisine iftira atıldığını, hamile olduğunu ve doğumdan sonra DNA testi yapılmasını istediğini söyledi. Savcılık tarafından, bebek doğduktan sonra DNA testi yapılması için ölen Fesih Çelebi'den alınan numuneler Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Ayrıca taraflar arasında olay öncesinde Mazıdağı Cumhuriyet Başsavcılığı'na yansıyan bir sürtüşmenin bulunmadığı da belirtildi.

Başka bir iddiaya göre de taraflar arasında köyde kadastro geçmesine yönelik anlaşmazlık olduğu, ancak yapılan araştırmada, Bilge Köyü'nde kadastro çalışmasının yapılmadığı kaydedildi.

SALDIRIDA 5 KALAŞNİKOF 1 TABANCA KULLANILDI

İddianameye göre, olayda kullanılan silahlardan 3'ü devlet tarafından verilen 5 kalaşnikof, 1'inin de 7.65 milimetre çapında tabanca olduğu belirtildi. Silahların ise sanıklardan M.Ç., A.Ç. ve M.Ç.'ye ait olduğu tespit edildi. Ele geçirilen 105 mermi kovanının da sanıklardan A.Ç.'ye geçici köy korucusu olması nedeniyle teslim edilen silahtan atıldığı belirlendi. Ayrıca, olayın meydana geldiği C.C.'nin evinin önünde ele geçirilen 31 mermi kovanının da sanıklardan M.Ç. ve M.Ç.'ye ait olan silahlardan atıldığı tespit edildi.

SANIKLAR İÇİN İSTENEN CEZALAR

Sanıklardan M.Ç., A.Ç., Ö.Ç., S.Ç., M.E.Ç., M.S.Ç., A.Ç., M.A.Ç. ve A.Ç.'nin 'Tasarlayarak ve canavarca hisle adam öldürme' suçundan 36'şar kez, 7 çocuğun öldürülmesi suçundan 7'şer kez ve hamile bir kadını öldürmek suçundan da 1'er kez olmak üzere 44'er kez ağırlaştırılmış ömürboyu hapis cezası, 6 yetişkin ve 4 çocuğu da iştirak halinde tasarlayarak canavarca hisle öldürmeye teşebbüs etmek suçundan 10'ar kez 216'şar yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi. Tutuklu 9 sanık ayrıca Ateşli Silahlar Kanunu'na aykırı şekilde hareket ettikleri belirtilerek 3'er yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.Yaşları 18'den küçük M.S.Ç hakkında ise ayrı soruşturma yapıldığı ve cezalar yarı oranında istendi. Sanıklardan evinde el bombaları bulunan A.Ç. hakkında da 17 yıla kadar, tutuksuz 2 sanık için ise 3 ila 18 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

HAVADAN MERMİLER YAĞIYORDU

Bu arada sanıklardan 'Şıh Mehmet' lakaplı M.Ç., Mardin'de savcıya verdiği ifadesinde, olay akşamı evde olduğunu ve silah sesleri üzerine dışarıya çıktığını belirterek, "Yatsı namazını kıldım. O esnada silah sesleri geldi. Ben de hemen evden dışarı çıktım. Çıktığımda Abdulvahapoğlu Sait Çelebi'yi gördüm. Sait bana teröristlerin köyü bastığını söyledi. Ben de havaya yaklaşık 10 el ateş ettim. Ömer, Mehmet Sait, Abdulhakim, Süleyman ve ben duvar dibine mevzilendik. Bu sırada havadan mermiler yağıyordu. Biz terörist baskını sandık. Silah sesleri kesildiğinde olay yerine yardıma gittik. Ölü ve yaralıları A.Ç., A.Ç. ve C.Ç.'nin pikabına taşıdık. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum" dedi. Diğer sanıklar ise ya evde ailesiyle birlikte oturdukları ya da başka yerde bulunduklarını söyleyerek suçlamaları reddetti.

ÖLMEDEN KATİLLERİ SÖYLEDİ

İddianamede, olaydan sonra eve giden bazı tanıkların, ağır yaralı olan ve kısa süre sonra ölen Abdülkerim Çelebi'ye (36) "Bunu size kim yaptı" diye sordukları belirtilerek, Çelebi'nin kendilerine "Bunu bize Hamo yaptı. Hepsi vardı" dediği belirtildi. Tanıklar, köyde Şıh Mehmet lakaplı M.Ç.'ye 'Hamo' dendiğini ileri sürdü.

  • Yorumlar 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış
    ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
ÖNE ÇIKANLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2009 İlke Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0532 261 34 89